Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| KETUM: | Sır saklayan. Herkese her şeyi konuşmayıp sırrını belli etmiyen. Her şeyi gizleyen. |
| KETUMANE: | f. Ketum olup ağzı sıkı olan, herşeyi söylemiyen kimseye yakışır surette. |
| KETUMİYYET: | Ketumluk. Ağız sıkılığı. Sır vermemeklik. |
| İçerisinde 'KETUM' geçenler | |
| KETUMANE: | f. Ketum olup ağzı sıkı olan, herşeyi söylemiyen kimseye yakışır surette. |
| KETUMİYYET: | Ketumluk. Ağız sıkılığı. Sır vermemeklik. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| KETUMANE : | f. Ketum olup ağzı sıkı olan, herşeyi söylemiyen kimseye yakışır surette. |
| KETAİB : | (Ketibe. C.) Askerler, neferler, erler. Alaylar, birlikler. |
| KE : | "Gibi" mânasındadır. (Arapça teşbih edâtı) Kelimenin başına getirilir. Meselâ: (Kezâlike: Bunun gibi) * Harfin ve kelimenin sonuna gelirse "sen" zamiri yerindedir. Meselâ (Kitâbü-ke: Senin kitabın) |