Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| KEVSER: | Kıyamete kadar gelecek Âl, Ashâb, Etbâ' ve onların iyilikleri, hayırları. Bereket. Kesretten mübâlağa. Çokluğun gayesine varan şey. Gayet çok şey. Pek çok hayır. Hikmet, ilim. Kur'an, İslâm, tevhid. İlm-i Ledün. Ma'rifetullah. Cennet ırmaklarının kaynakları. Cennet'te bir havuz veya nehir. |
| KEVSER SURESİ: | Kur'an-ı Kerim'in 108. Suresi. |
| İçerisinde 'KEVSER' geçenler | |
| AB-I KEVSER: | Kevser âb-ı hayatı. Kevser letâfeti. |
| HAVZ-I KEVSER: | Kevser havuzu. (Bak: Kevser) |
| KEVSER SURESİ: | Kur'an-ı Kerim'in 108. Suresi. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| KEVSER SURESİ : | Kur'an-ı Kerim'in 108. Suresi. |
| KEVSEC : | Köse kişi. * Testere gibi hortumu olan bir balık cinsi. |
| KEVS : | (C.: Ekvâs) Pabuç. |
| KEV' : | Vurmak. * Korkmak. |
| KE : | "Gibi" mânasındadır. (Arapça teşbih edâtı) Kelimenin başına getirilir. Meselâ: (Kezâlike: Bunun gibi) * Harfin ve kelimenin sonuna gelirse "sen" zamiri yerindedir. Meselâ (Kitâbü-ke: Senin kitabın) |