Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| KEZA: | Böyle, böylece. Bu dahi öyle. |
| KEZALİK: | Bunun gibi. Böylece. Bu da böyle. |
| KEZAME: | (C.: Kezâyim) İki kuyu arasındaki yarıklar ve delikler. (Su birinden birene akar). Terazi iplerinin kendinde toplandığı halka. |
| KEZAN: | Küfeki taşı. |
| KEZAZ: | (Kezazet) Hadden tecavüz etmek, haddini aşmak. Tıb: Nefes alamıyacak derecede mide dolgunluğu. |
| KEZAZE: | Kuruluk, münkabız olmak, kabızlık. |
| İçerisinde 'KEZA' geçenler | |
| HAKEZA: | Öylece. Bunun gibi. Böyle. |
| KEZALİK: | Bunun gibi. Böylece. Bu da böyle. |
| KEZAME: | (C.: Kezâyim) İki kuyu arasındaki yarıklar ve delikler. (Su birinden birene akar). * Terazi iplerinin kendinde toplandığı halka. |
| KEZAN: | Küfeki taşı. |
| KEZAZ: | (Kezazet) Hadden tecavüz etmek, haddini aşmak. * Tıb: Nefes alamıyacak derecede mide dolgunluğu. |
| KEZAZE: | Kuruluk, münkabız olmak, kabızlık. |
| KEZKEZA: | Kırbanın dolu olması. |
| MÜVAKEZA: | Devam etmek. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| KEZALİK : | Bunun gibi. Böylece. Bu da böyle. |
| KE : | "Gibi" mânasındadır. (Arapça teşbih edâtı) Kelimenin başına getirilir. Meselâ: (Kezâlike: Bunun gibi) * Harfin ve kelimenin sonuna gelirse "sen" zamiri yerindedir. Meselâ (Kitâbü-ke: Senin kitabın) |