Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| KEZM: | Kızgınlığı yenme. Öfke ve hiddeti meydana çıkarmama. Men'etmek, engel olmak. Hapsetmek. Nefesin çıktığı yer. |
| KEZM: | Bir şeyi ağzına alıp ön dişiyle kırmak. Burnun kısa ve yüksek olması. Parmakları kısacık olmak. Atın dudaklarının kaba ve kısa olması. |
| KEZMA: | Parmakları kısacık olan kadın. |
| KEZMAZİC (KEZMÂZİL): | İlgın ağacının koruğu. |
| İçerisinde 'KEZM' geçenler | |
| KEZMA: | Parmakları kısacık olan kadın. |
| KEZMAZİC (KEZMÂZİL): | İlgın ağacının koruğu. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| KEZMA : | Parmakları kısacık olan kadın. |
| KEZA : | Böyle, böylece. Bu dahi öyle. |
| KE : | "Gibi" mânasındadır. (Arapça teşbih edâtı) Kelimenin başına getirilir. Meselâ: (Kezâlike: Bunun gibi) * Harfin ve kelimenin sonuna gelirse "sen" zamiri yerindedir. Meselâ (Kitâbü-ke: Senin kitabın) |