Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| KEZZ: | Boğazına çıkana kadar yemek. Çok yemekten dolayı ağırlaşmak. |
| KEZZ: | Dar. Münkabız, katı. |
| KEZZAB: | Yalancı. Çok yalan söyleyen. |
| KEZZAB-I BÎ-HİCAB: | Utanmaz ve hayâ etmez yalancı. |
| KEZZE: | Katı sesli. Kısa. |
| İçerisinde 'KEZZ' geçenler | |
| KEZZAB: | Yalancı. Çok yalan söyleyen. |
| KEZZAB-I BÎ-HİCAB: | Utanmaz ve hayâ etmez yalancı. |
| KEZZE: | Katı sesli. * Kısa. |
| MÜKEZZİB: | Tekzib eden. Yalanlayan, yalan çıkaran. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| KEZZAB : | Yalancı. Çok yalan söyleyen. |
| KEZA : | Böyle, böylece. Bu dahi öyle. |
| KE : | "Gibi" mânasındadır. (Arapça teşbih edâtı) Kelimenin başına getirilir. Meselâ: (Kezâlike: Bunun gibi) * Harfin ve kelimenin sonuna gelirse "sen" zamiri yerindedir. Meselâ (Kitâbü-ke: Senin kitabın) |