Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| KULE: | (C: Kulul-Kılâl) Çocukların oynadıkları bir oyun. |
| KULEL: | (Kulle. C.) Kuleler. Dağ tepeleri. |
| KULEL-İ SEB'A: | İstanbul'daki yedi tepe. |
| İçerisinde 'KULE' geçenler | |
| BÂBİL KULESİ: | Tevrat'ın rivayetine göre Hz. Nuh'un (A.S.) oğulları tarafından gökyüzüne ulaşmak için yaptırılmış büyük bir kuledir. Rabbimiz bu kulede çalışmakta olanların dillerini değiştirmiş ve birbirlerini anlamaz hale getirmiştir. Bundan dolayı tamamlanamamış ve 72 dil burada meydana gelmiştir. (Buna "tebelbül-i akvam" denir.) Müslümanlıkta, bu kuleyi Nemrud'un gökyüzüne yükselerek Allah'ın işlerine karışmak maksadıyla yaptırmış olduğu rivayet edilir. Milâttan önce yaşamış olan eski Yunan tarihçisi Herodot, Bâbil'deki Baal Ma'bedinin gayet yüksek bir kule olduğunu seyahatinde görerek anlatmıştır ki; Bâbil ve Nemrut Kulesi denen şeyin bu olması ihtimali vardır. (T.L.) |
| EMVAL-İ GAYR-İ MENKULE: | Bir yerden başka yere taşınamıyan, sabit olan mallar. (Dükkan, ev, tarla...gibi.) |
| EMVAL-İ MENKULE: | Bir yerden başka yere taşınabilir, götürülebilir eşya ve mallar. (Masa, karyola, perde, çakı... gibi.) |
| KALANSUVE (KULENSİYE): | (C.: Kalânis-Kalânis-Kılâs) Takke, külâh, kavuk. (Bak: Kalensüve) |
| KULEL: | (Kulle. C.) Kuleler. * Dağ tepeleri. |
| KULEL-İ SEB'A: | İstanbul'daki yedi tepe. |
| MAKULE: | Takım, çeşit. Kategori. |
| MA'KULE: | Diyet. |
| ÜKULE: | Sürüden ayırıp beslenilen koyun. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| KULEL : | (Kulle. C.) Kuleler. * Dağ tepeleri. |
| KUL : | De, söyle, bildir (meâlinde emirdir)("Kul" kelimesi Kur'anın çok yerlerinde mezkûr veya mukadderdir. "Kul" emri risalet ve nübüvvete işarettir. İ.İ.)Türkçede "Kul", emir dinleyen hizmetkâr, Allah'ın mahlûku, Allah'a itaat ve ibadet eden veya köle mânasındadır. |
| KUAL : | Üzüm çiçeği. |