Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
KURA: (Karye. C.) Karyeler, köyler, kasabalar.
KURÂ-YI MÜTECÂVİRE: Komşu köyler.
KURA': İbâdet eden.
KURAA: Kalem kesintisi. Kalem yongası.
KURAB: (Kurbet. C.) Yakınlar, akrabalar.
KÛRABE: f. Kubbeli mezar, türbe.
KURAD: (C: Kırdân-Ekride) Kene adı verilen böcek.
KURAKIR: Güzel sesli kimse.
KÛRÂN: (Kur. C.) f. Körler. âmâlar.
KÛRÂNE: f. Körcesine.
KURARE: Çömlek içindeki yemek piştikten sonra yanmasın diye içine konulan su.
KURAT: Fitil ucundan yanmış yer.
KURAZ (KARİZA): Isırgan otu.
KURAZE: Altun ve gümüş kırıntısı.
Kumaş parçaları.
İçerisinde 'KURA' geçenler
AKURÂNE: f. Kuduzcasına, kudurmuşcasına, saldırırcasına.
EHL-İ KURA: Köylerde, kasabalarda yaşayan.
KURÂ-YI MÜTECÂVİRE: Komşu köyler.
KURA': İbâdet eden.
KURAA: Kalem kesintisi. Kalem yongası.
KURAB: (Kurbet. C.) Yakınlar, akrabalar.
KÛRABE: f. Kubbeli mezar, türbe.
KURAD: (C: Kırdân-Ekride) Kene adı verilen böcek.
KURAKIR: Güzel sesli kimse.
KÛRÂN: (Kur. C.) f. Körler. âmâlar.
KÛRÂNE: f. Körcesine.
KURARE: Çömlek içindeki yemek piştikten sonra yanmasın diye içine konulan su.
KURAT: Fitil ucundan yanmış yer.
KURAZ (KARİZA): Isırgan otu.
KURAZE: Altun ve gümüş kırıntısı. * Kumaş parçaları.
ÜMM-ÜL KURÂ: Mekke-i Mükerreme.
VAKURANE: f. Ağırbaşlılıkla. Düşünce ve tedbirlilikle. Temkinle.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
KURÂ-YI MÜTECÂVİRE : Komşu köyler.
KÛR : (C.: Kûrân) f. Kör, âmâ.
KUAL : Üzüm çiçeği.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...