| Kelime | Anlam |
|---|
| KURA: | (Karye. C.) Karyeler, köyler, kasabalar. |
| KURÂ-YI MÜTECÂVİRE: | Komşu köyler. |
| KURA': | İbâdet eden. |
| KURAA: | Kalem kesintisi. Kalem yongası. |
| KURAB: | (Kurbet. C.) Yakınlar, akrabalar. |
| KÛRABE: | f. Kubbeli mezar, türbe. |
| KURAD: | (C: Kırdân-Ekride) Kene adı verilen böcek. |
| KURAKIR: | Güzel sesli kimse. |
| KÛRÂN: | (Kur. C.) f. Körler. âmâlar. |
| KÛRÂNE: | f. Körcesine. |
| KURARE: | Çömlek içindeki yemek piştikten sonra yanmasın diye içine konulan su. |
| KURAT: | Fitil ucundan yanmış yer. |
| KURAZ (KARİZA): | Isırgan otu. |
| KURAZE: | Altun ve gümüş kırıntısı. Kumaş parçaları. |
| İçerisinde 'KURA' geçenler |
|---|
| AKURÂNE: | f. Kuduzcasına, kudurmuşcasına, saldırırcasına. |
| EHL-İ KURA: | Köylerde, kasabalarda yaşayan. |
| KURÂ-YI MÜTECÂVİRE: | Komşu köyler. |
| KURA': | İbâdet eden. |
| KURAA: | Kalem kesintisi. Kalem yongası. |
| KURAB: | (Kurbet. C.) Yakınlar, akrabalar. |
| KÛRABE: | f. Kubbeli mezar, türbe. |
| KURAD: | (C: Kırdân-Ekride) Kene adı verilen böcek. |
| KURAKIR: | Güzel sesli kimse. |
| KÛRÂN: | (Kur. C.) f. Körler. âmâlar. |
| KÛRÂNE: | f. Körcesine. |
| KURARE: | Çömlek içindeki yemek piştikten sonra yanmasın diye içine konulan su. |
| KURAT: | Fitil ucundan yanmış yer. |
| KURAZ (KARİZA): | Isırgan otu. |
| KURAZE: | Altun ve gümüş kırıntısı. * Kumaş parçaları. |
| ÜMM-ÜL KURÂ: | Mekke-i Mükerreme. |
| VAKURANE: | f. Ağırbaşlılıkla. Düşünce ve tedbirlilikle. Temkinle. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| KURÂ-YI MÜTECÂVİRE : | Komşu köyler. |
| KÛR : | (C.: Kûrân) f. Kör, âmâ. |
| KUAL : | Üzüm çiçeği. |