Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
KUSA: Zayıflık.
Nâhiye.
KUSAKIS: Çok acı olan sarmısak.
KUSALE: Buğday ve arpa kesmiği.
KUSAME: Kassamlara verilen taksim ücreti.
KUSARA: İsteğin ve arzunun son derecesi.
KUSARE: Hususi hücre.
Gemilerde güvertelerin en üstündeki yarım güverte.
KUSAS: Saçın önünde ve ardında nihayeti.
KUSASA: Tırnak kırpıntısı.
Az miktar, az şey.
İçerisinde 'KUSA' geçenler
KISRA (KUSÂRE): Ekincilerin kesmik dedikleri başakta kalan buğday. Buğday çalkandığında kalbur içinde kalan kaba buğday başları.
KUSAKIS: Çok acı olan sarmısak.
KUSALE: Buğday ve arpa kesmiği.
KUSAME: Kassamlara verilen taksim ücreti.
KUSARA: İsteğin ve arzunun son derecesi.
KUSARE: Hususi hücre. * Gemilerde güvertelerin en üstündeki yarım güverte.
KUSAS: Saçın önünde ve ardında nihayeti.
KUSASA: Tırnak kırpıntısı. * Az miktar, az şey.
KUSKUS (KUSKUSA): (C: Kusâs) Kaba, kısa boylu erkek.
TENAKUSÂT: (Tenakus. C.) Eksilmeler, azalmalar.
UKUSA: Berklik, muhkemlik, sağlamlık, sertlik.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
KUSAKIS : Çok acı olan sarmısak.
KÛS : f. Kös. Eskiden muharebelerde deve veya araba üstünde taşınarak çalınan büyük davul.
KUAL : Üzüm çiçeği.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...