Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
KUY: f. Karye, mahalle, sokak.
Yol. Semt.
KUYA: Çok kusmak.
KUYDAŞ: f. Aynı köyden olanlar. Köyleri aynı olan kimseler.
KUYUD: (Kayd. C.) Kayıtlar. Resmi muâmelelerin veya her hangi bir şeyin kayıtları, deftere geçirilmeleri, yazılmaları.
KUYUD-U İHTİRAZİYYE: Korunmak için ilerisine âid tedbir kayıtları. Bazı hakları kullanabilme şartı.
KUYUDAT: Kayıtlar.
KUYUDAT-I ATİKA: Eski kayıtlar.
İçerisinde 'KUY' geçenler
KELÂMIN KUYUDAT VE KEYFİYATI: Kelâmın küllünü meydana getiren harf, kelime gibi parçalarıyla, bunların sarf ve nahiv yönünden hususiyetleri. Meselâ: Müzekkerlik - müenneslik, mârifelik - nekrelik, mübtedâ - haber, sıfat - mevsuf gibi.
KUYA: Çok kusmak.
KUYDAŞ: f. Aynı köyden olanlar. Köyleri aynı olan kimseler.
KUYUD: (Kayd. C.) Kayıtlar. Resmi muâmelelerin veya her hangi bir şeyin kayıtları, deftere geçirilmeleri, yazılmaları.
KUYUD-U İHTİRAZİYYE: Korunmak için ilerisine âid tedbir kayıtları. Bazı hakları kullanabilme şartı.
KUYUDAT: Kayıtlar.
KUYUDAT-I ATİKA: Eski kayıtlar.
NİKUYÎ: f. Güzellik, iyilik.
SEG-İ KUY: Sokak, mahalle köpeği.
SERKUY: f. Yol, sokak veya mahalle başı.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
KUYA : Çok kusmak.
KUAL : Üzüm çiçeği.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...