Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
LÂNE: f. Yuva, ev.
LÂNE-İ HARAB: Bozulmuş yuva.
LÂNE-İ NERMİN: Sıcak ve yumuşak yuva.
LÂNE-İ PEDER: Baba yuvası. Peder evi.
LÂNEGİR: f. Yuva tutan.
İçerisinde 'LÂNE' geçenler
ÂCİLANE: f. Acele edene ait. Acele olarak. * şimdiki zamana ait.
ACULÂNE: Acele edene yakışır suretde.
ÂDİLÂNE: Adalet sahibi bir adama yakışır surette.
ÂKILÂNE: f. Akıllı kimseye yakışır surette, akıl ve idrakle.
ASİLÂNE: f. Asil olanlara yakışır şekilde. Asil ve neseb sahibine lâyık.
CAHİLANE: f. Câhillikle, câhilce, câhil kimseye yakışır şekilde.
CEHÛLÂNE: Pek câhilcesine.
EKMELÂNE: Ekmel olana yakışacak şekilde.
EKULÂNE: f. Oburcasına.
FA'ALÂNE: f. Hiç durmazcasına çalışarak. Daima çalışır surette.
GAFİLÂNE: f. Körü körüne, ihtiyatsızca, dalgınlıkla. Gafilcesine.
GULANE: f. Üstün bir gayretle. Yüksek bir himmetle.
HAMULANE: f. Tahammüllü kimseye yakışır şekilde.
İLANE: Yumuşatmak.
İ'LANEN: İlân ederek, ilân yoluyla.
İSTİLANE: Bir şeyi mülâyim görmek, mülâyim bulmak.
KÂHİLANE: f. Tembelce, tembelcesine, tembel olana yakışır surette.
KARA'BELANE: Karnı büyük, yassı bir böcek.
LÂNE-İ HARAB: Bozulmuş yuva.
LÂNE-İ NERMİN: Sıcak ve yumuşak yuva.
LÂNE-İ PEDER: Baba yuvası. Peder evi.
LÂNEGİR: f. Yuva tutan.
MELULÂNE: Acıklı ve mahzun bir hâlde.
MUACCELÂNE: Acele olarak. Peşin olarak.
MUHAZZİLÂNE: f. Alçaklık ve bayağılıkla.
MU'TEDİLANE: Orta hâllice. Ne çok hızlı, ne de çok yavaş olmadan.
MÜHMELÂNE: f. Önem ve ehemmiyet vermeksizin, başdan savarcasına.
MÜNFAİLANE: f. Gücenmiş ve darılmış olarak. Münfail bir tarzda.
MÜRTECİLÂNE: f. Düşünmeden hemen şiir veya söz söyliyene yakışır surette.
MÜSTECHİLÂNE: (Cehl. den) f. Cahil sayarak.
MÜSTESHİLÂNE: f. Kolay sayarcasına.
MÜSTESKILÂNE: f. İstiskal eden kimseye yakışır şekilde.
MÜTEACCİLÂNE: f. Acelecilikle, acele ederek.
MÜTEAKKILÂNE: f. Anlayana yakışır şekilde.
MÜTECAHİLÂNE: f. Bilmiyor görünerek, bilmemezlikten gelerek.
MÜTECEMMİLÂNE: f. Süslenerek, donararak, bezenerek.
MÜTEEMMİLÂNE: f. Derin düşünene yakışır surette. Düşünceli olarak. * Dalgın şekilde.
MÜTEFE'İLÂNE: f. Hayra yorarak, tefe'ül edercesine.
MÜTEGAFİLANE: Gafil gibi davranarak.
MÜTEHAMMİLÂNE: f. Yüklenerek. * Tahammül ederek, dayanarak.
MÜTEHAYYİLÂNE: f. Hayal ve düşünceye dalarak, hayâl kurarak.
MÜTEKÂMİLÂNE: f. Olgunluk ve kemâlât göstererek. Olgunlukla.
MÜTEKÂSİLÂNE: f. Tembelce hareket ederek, üşengeçlik ve uyuşuklukla davranarak.
MÜTEKEFFİLÂNE: f. Kefil olarak.
MÜTEKEMMİLÂNE: f. Olgunlaşarak, tekemmül ederek. Eksiği kalmayarak.
MÜTEMAYİLÂNE: f. Mütemayil olarak. Temayül ederek. Taraftarcasına.
MÜTESE'İLÂNE: f. Dilenerek.
MÜTEVEKKİLÂNE: f. Tevekkül ederek, tevekkül ile.
MÜTEZELLİLÂNE: f. Zelil olarak, alçaklara yakışır surette, alçakçasına. Kendi hiçliğini bilir surette, kusur ve aczini anlamakla.
SADEDİLÂNE: f. Saflıkla, bönlükle.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
LÂNE-İ HARAB : Bozulmuş yuva.
LÂN : f. Hakikatsızlık, vefasızlık.
LÂ : Arabçada kelimenin başında nefy edatı'dır. Cevap yerine veya yersiz inkârda kullanılır. "Yoktur, değildir" gibi. Mâzi fiilinin evvelinde bulunan Lâ, duâiye olur. Lâ zâle sıhhatehu: "Sıhhati zâil olmasın" sözündeki gibi. * Harf-i atıf da olur. Ve mâba'dını makabline nefyen rabt eder ve irabı da ona tâbi kılar. $ "Şeref edeb iledir, neseb ile değildir" sözündeki gibi. * Vav edatıyla beraber olursa, atıf edatı vav olur, lâ da nefyi te'kid eder.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...