Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
LÎN: Yumuşaklık ve mülayim olmak.
Tecvidde: Bu sıfata sahib olan vav, ye harfleridir.
LİNÇ: Halk tarafından öldürülme. Halkın bir suçluyu tutup derhal öldürmesi.
LÎNE: (C.: Lun-Elvan) Hurma ağacı.
LÎNET: (Liynet) Mülâyimlik, yumuşaklık.
İçerisinde 'LÎN' geçenler
ADRENALİN: Fr. Tıb: Böbrek üstü salgısından çıkarılan bir hormon. Sentetik olarak da yapılır. Damar daraltmak ve kanamayı önlemekte kullanılır.
AFİLÛN (AFİLÎN): (Afil. C.) Gelip geçici, fâni olanlar. * Gözden kaybolup gidenler. Uful edenler.
ALÂ-KAVLİN: Bir kavle göre. Bir rivâyete nazaran.
ALÎN: Aleni, açık.
ALTBİLİNÇ: (Bak: Şuuraltı)
AN-CEHLİN: Bilmezlikle, bilmeyerek.
BALİN: f. Yastık. Koltuk. İskemle yerine kullanılan yuvarlak yastık.
BALİNA: Denizde yaşıyan ve yaklaşık olarak 20 ilâ 35 metre kadar uzunlukta olan memeli hayvan.
BALİN-PEREST: Hizmetçi, hâdim, hademe. * Tenbel, uykucu.
BELİNOGRAF: Fr. Telefon hatlarıyla fotoğraf, şekil ve yazıyı uzak mesafeye nakleden cihaz.
BİLİNÇ: t. Psk: İnsanın kendi varlığından ve kendine tesir eden çevresinde meydana gelen hadise ve değişikliklerin, bilgisine sahip olması hali. Şuurun dereceleri vardır. Meselâ: Düşünüyorum ve düşündüğümü biliyorum, yine düşündüğümü bildiğimi de biliyorum ve hakeza. Şuurlu olma ruhun bir vasfıdır. Maddede şuur yoktur. Ve şuurun maddi izahı şuursuzca bir izah olup batıldır. (Bak: Şuur)
BİLİNÇALTI: t. Psk: Şuur altı. Geçmişte yaşadığımız ve etkisi altında kaldığımız hâdiselerden şimdi hatırlayamadıklarımız, şu anda da varlığımızda meydana gelen hadiselerden bilgisine sahip olmadıklarımızın hepsi. İnsan şuurlu hareket ettiği gibi şuuraltı etkilerle de hareket eder. İnsan şuuraltının etkisiyle hareket ettiği zaman bu hareketini şuuruyla izah ederken bahane sebepler bulur. Ama bu sebepler hareketin mahiyetini izahtan uzak kalır.
BİLİNEMEZCİLİK: (Bak: Lâedriye)
CALİNOS: (Kalinos) yun. İlk devirlerde yaşamış olan bir Yunan Filozofunun adı.
CEMAAT-İ ÇİLİNGİRÂN-I HÂSSA: Tar: Saraydaki çilingirlik işlerini yapmakla muvazzaf sanatkârlar zümresi.
CİLEN BA'DE CİLİN: Devirden devire, asırdan asıra.
DALLÎN: (Dâllûn) Sapkınlar. Müslümanlıktan ayrılanlar. Kur'an hakikatlerinden ayrılıp sapanlar.
DİSİPLİN: Fr. Uyulması lâzım gelen kaide ve yasaklar. * Nizam ve intizam te'mini için zihnî, ahlâkî, ruhî, cismanî tâlim ve terbiye.
EBİL-ÜL EBİLÎN: İsa Peygamber (Aleyhisselâm)
ESATİR-ÜL EVVELÎN: İlk zamanlara ait efsâneler.
ESFEL-İ SÂFİLÎN: Sefillerin en sefili. Cehennem'in en aşağı tabakasındakiler.
ESFEL-İ SÂFİLÎN-İ HISSET: Alçaklığın en aşağı derecesi.
EVVELÎN: Evvelkiler, ilkler.
EVVELÎN Ü ÂHİRÎN: İlkler ve sonlar. Evvelkiler ve sonrakiler.
FETKELÎN: Belâ. Zahmet.
GISLÎN: Yara yıkandığında içinden çıkan irinli ve kanlı su. * Cehennem ehlinin etleri ve kanlarının yıkandığı nesne.
HALİN: Ahmak.
HAYR-UL FÂSİLÎN: Âdil olanların, hâkimlerin en hayırlısı.
HENDELÎN: Sözü çok olan kimse.
İCLİNBAB: Yan yatmak.
İGLİNTA': Vurmakla ve sövmekle üstün gelip galebe etmek.
ISTAFLÎN: Havuç.
KELİNG: f. Şaşı.
KLİNİK: yun. Hastaya bakılan yer. * Ders gösterilen hastahane koğuşu.
KÜMMELÎN: (Kâmil ve kümmel. C.) Kâmiller.
LİNÇ: Halk tarafından öldürülme. Halkın bir suçluyu tutup derhal öldürmesi.
LÎNE: (C.: Lun-Elvan) Hurma ağacı.
LÎNET: (Liynet) Mülâyimlik, yumuşaklık.
MAKTULÎN: (Maktul. C.) Öldürülmüş insanlar. Vurulmuş veya katledilmiş kimseler.
MA'LULÎN: (Ma'lul. C.) Sakatlar. Hastalıklı ve illetli kimseler.
MA'ZULÎN: (Ma'zul. C.) İşinden çıkarılmış olan kimseler. Azledilmişler.
MUFADDILÎN: Faziletliler. Yüksek ve büyük zatlar.
MUKABBİLÎN: (Mukabbil. C.) Öpenler, takbil edenler.
MUKBİLÎN: (Mukbil. C.) (Kabl. den) Bahtiyarlar, mutlular, mes'udlar.
MUKILLÎN: Fakirler. Muhtaç olanlar.
MU'LİN: İlân eden. Herkese bildiren.
MUSALLÎN: (Musalli. C.) Namaz kılanlar, dua edenler.
MÜDAHİLÎN: (Müdahil. C.) Müdahil olanlar, karışanlar, dâhil olan kimseler.
MÜN'AZİLÎN: (Mün'azil. C.) Azledilenler, vazifelerinden çıkarılanlar.
MÜRSELÎN: Gönderilenler. Peygamberler. Allah tarafından insanların doğru yola çıkarılmaları için gönderilen elçiler. (Bak: Resul, Mefhar-i Kâinat, Münacat)
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
LİNÇ : Halk tarafından öldürülme. Halkın bir suçluyu tutup derhal öldürmesi.
Lİ : Gr: Lâm harfinin esre ile okunuşu. Bir kelimenin başına geldiğinde, "için, dolayı, ötürü, yüzünden, sebebinden" gibi mânâlara gelir. Kendinden sonraki isimleri cerreder. Yerine göre muhtelif isimler alır. Lâm-üt-tahsis ve temellük gibi.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...