| Kelime | Anlam |
|---|
| LİSE: | (C.: Lisât) Diş eti. |
| LİSEVÎ: | Diş etleriyle ilgili, diş etlerine ait. |
| İçerisinde 'LİSE' geçenler |
|---|
| ABLİSE: | f. Tarlaya tohum atan, ekinci. |
| CEMRE-İ SÂLİSE: | Üçüncü cemre ki, toprağa düşer. |
| EF'İDE-İ HÂLİSE: | Temiz ve saf kalbler. Bozulmamış, tahrib edilmemiş kalbler, gönüller. |
| FIDDA-İ HÂLİSE: | Hâlis ve saf gümüş. |
| HÂLİSEN: | Halis ve katıksız olduğu halde. Hilesizce, doğru olarak. |
| HÂLİSET: | Edb: İbarenin düzgün ve akıcı olması. |
| İMLİSE: | Çöl, sahra. |
| KİLİSE: | Hıristiyanların mâbedi. Hıristiyan mezhebi. |
| LİSEVÎ: | Diş etleriyle ilgili, diş etlerine ait. |
| MUHLİSEN: | Hâlis olarak. Muhlis olarak. |
| SÂLİSEN: | Üçüncü olarak. |
| TAHLİSEN: | Hülâsa ederek. Özünü söyleyerek. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| LİSEVÎ : | Diş etleriyle ilgili, diş etlerine ait. |
| LİS : | f. Yalayıcı, yalayan. Birleşik kelimeler yapılır. Meselâ: Kâse-lis $ : Çanak yalayıcı. Dalkavuk. |
| Lİ : | Gr: Lâm harfinin esre ile okunuşu. Bir kelimenin başına geldiğinde, "için, dolayı, ötürü, yüzünden, sebebinden" gibi mânâlara gelir. Kendinden sonraki isimleri cerreder. Yerine göre muhtelif isimler alır. Lâm-üt-tahsis ve temellük gibi. |