Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
LABE: f. Yalvarma, yaltaklanma, dalkavukluk etme. Acz gösterme.
Bu yolda söylenen söz.
LABE'S: Beis yok, zararsız.
İçerisinde 'LABE' geçenler
HELLAB (HELLÂBE): Yağmurlu soğuk rüzgâr.
HILABE: Aldatmak, hud'a.
LABE'S: Beis yok, zararsız.
MÜLABESET: (Lebs. den) Karışma. Münâsebet. Ülfet ve ihtilât etmek. Birbirine benzeyen iki şeyin karıştırılarak birbirine benzetilmesi. * Takribi cihet.
SALABET: Metanet, katılık, sulbiyet. * Peklik, dayanma. Sağlamlık. * Mukaddesatı korumak hususunda cesaret, metanet ve sebat gibi sıfatlarla muttasıf olmak. (Bunun zıddı: Lâübalilik) (Bak: Dimağ)
SALABET-İ DİNİYE: Dinini ve dinin emirlerini korumak ve tatbik etmekteki ciddiyet ve sağlamlık.
SEYLABE-İ HUN: Kan seli.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
LABE'S : Beis yok, zararsız.
LÂ : Arabçada kelimenin başında nefy edatı'dır. Cevap yerine veya yersiz inkârda kullanılır. "Yoktur, değildir" gibi. Mâzi fiilinin evvelinde bulunan Lâ, duâiye olur. Lâ zâle sıhhatehu: "Sıhhati zâil olmasın" sözündeki gibi. * Harf-i atıf da olur. Ve mâba'dını makabline nefyen rabt eder ve irabı da ona tâbi kılar. $ "Şeref edeb iledir, neseb ile değildir" sözündeki gibi. * Vav edatıyla beraber olursa, atıf edatı vav olur, lâ da nefyi te'kid eder.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...