Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| LACÎ: | Muslih, ıslah eden, terbiye eden. |
| LACİN: | Ağaçtan dökülen yaprak. Ağaçtan yaprak indirme. |
| İçerisinde 'LACÎ' geçenler | |
| CELACİL: | (Cülcül. C.) Küçük çanlar, ufak çıngıraklar. |
| LACİN: | Ağaçtan dökülen yaprak. * Ağaçtan yaprak indirme. |
| MELACİ': | (Melce. C.) İlticâ edilecek ve sığınılacak yerler. |
| SELACİKA: | (Selçuk. C.) Selçuklular. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| LACİN : | Ağaçtan dökülen yaprak. * Ağaçtan yaprak indirme. |
| LAC : | f. Çıplak. |
| LÂ : | Arabçada kelimenin başında nefy edatı'dır. Cevap yerine veya yersiz inkârda kullanılır. "Yoktur, değildir" gibi. Mâzi fiilinin evvelinde bulunan Lâ, duâiye olur. Lâ zâle sıhhatehu: "Sıhhati zâil olmasın" sözündeki gibi. * Harf-i atıf da olur. Ve mâba'dını makabline nefyen rabt eder ve irabı da ona tâbi kılar. $ "Şeref edeb iledir, neseb ile değildir" sözündeki gibi. * Vav edatıyla beraber olursa, atıf edatı vav olur, lâ da nefyi te'kid eder. |