| Kelime | Anlam |
|---|
| LADE: | f. Ahmak, akılsız, ebleh. |
| LADEN: | f. Çamdan çıkarılan zift gibi siyah ve kokulu zamk. |
| İçerisinde 'LADE' geçenler |
|---|
| BÂLÂDEST: | f. Galip, eli üstün. |
| BÂLÂDESTÎ: | f. El üstünlüğü, galibiyet. * Zulüm. |
| BELADET: | Ahmaklık, sersemlik, kalınkafalılık. Budalalık. |
| BİLADE: | f. Müzevvir, fâsid, fesatçı, ispiyon eden. |
| CELADET: | Yiğitlik. Bahadırlık. Kuvvet ve şiddetlilik. Muhkemlik. Salâbet, metânet. |
| FEVKALÂDE: | Âdetin fevkinde. Ayrıca, hususi surette. Bilinenlerin üstünde. Müstesna ve yüksek bir surette. |
| HÂRİKULÂDE: | Fevkalâde, âdetin hâricinde bulunan şey, eser. Görülmedik derecede. Son derece kıymet ve ehemmiyeti hâiz olan şey. |
| KILADE: | Gerdanlık. Boyna takılan kıymetli şey. * Akarsu. |
| LADEN: | f. Çamdan çıkarılan zift gibi siyah ve kokulu zamk. |
| PALADE: | f. Kötü söyleyen, ayıp arayan. |
| PELADE: | f. Fesatçı. Müfsid. |
| VELADET: | (Bak: Viladet) |
| VİLADET: | Doğmak, doğuş, dünyaya gelmek, doğurmak. (Veladet galattır) |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| LADEN : | f. Çamdan çıkarılan zift gibi siyah ve kokulu zamk. |
| LAD : | f. Duvar. |
| LÂ : | Arabçada kelimenin başında nefy edatı'dır. Cevap yerine veya yersiz inkârda kullanılır. "Yoktur, değildir" gibi. Mâzi fiilinin evvelinde bulunan Lâ, duâiye olur. Lâ zâle sıhhatehu: "Sıhhati zâil olmasın" sözündeki gibi. * Harf-i atıf da olur. Ve mâba'dını makabline nefyen rabt eder ve irabı da ona tâbi kılar. $ "Şeref edeb iledir, neseb ile değildir" sözündeki gibi. * Vav edatıyla beraber olursa, atıf edatı vav olur, lâ da nefyi te'kid eder. |