Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
LAHİK: Yetişen, vâsıl olan, ulaşan.
İlâve olan, eklenen.
Sonradan tâyin edilen, yenisi. (Bak: Lâhık)
LAHİKE: (C.: Levâhik) Gr: Ek, ilâve. (Bak: Lâhıka)
İçerisinde 'LAHİK' geçenler
CİLAHİK: Eskiden kemankere ile ve şimdi de tüfek ile atılan yuvarlak nesne.
İCAZET-İ LÂHİKA: Bir kimsenin önce izni olmadığı halde, yapıldıktan sonra bir şeyi tasdik edip kabul etmesi.
LAHİKE: (C.: Levâhik) Gr: Ek, ilâve. (Bak: Lâhıka)
MÜTELAHİK: (Lühuk. dan) Biribirinin arkasından gelen. Birbirine katılan.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
LAHİKE : (C.: Levâhik) Gr: Ek, ilâve. (Bak: Lâhıka)
LAHÎ : Oyuncu. * Boşuna ve mânasız eğlenen. Oyalayan.
LAH' : (Gövde) sülpük ve sarkık olmak.
LÂ : Arabçada kelimenin başında nefy edatı'dır. Cevap yerine veya yersiz inkârda kullanılır. "Yoktur, değildir" gibi. Mâzi fiilinin evvelinde bulunan Lâ, duâiye olur. Lâ zâle sıhhatehu: "Sıhhati zâil olmasın" sözündeki gibi. * Harf-i atıf da olur. Ve mâba'dını makabline nefyen rabt eder ve irabı da ona tâbi kılar. $ "Şeref edeb iledir, neseb ile değildir" sözündeki gibi. * Vav edatıyla beraber olursa, atıf edatı vav olur, lâ da nefyi te'kid eder.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...