Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| LAHÎM: | Semiz, etli, şişman. |
| LAHİM: | Et yediren. Devamlı olarak et yiyen. |
| LAHİME: | Et yiyen hayvan. |
| İçerisinde 'LAHİM' geçenler | |
| BÂLÂHİMMET: | f. Himmeti fazla olan kimse. |
| LAHİME: | Et yiyen hayvan. |
| MELAHİM: | Muharebe ve cenk yerleri. (Bak: Melhame) |
| MÜTELAHİME: | Deri ile birlikte epeyce de et kesilmiş olan yara. |
| RESÜL-ÜL MELÂHİM: | Resül-i Ekrem'in (A.S.M.) bir ismidir. Cenk ve muharebe ile de vazifeli olduğundan ümmeti ve kendisi din için, dinin ihyası uğrunda büyük muharebelere mükellef olduğundan bu isim ile de yâd edilmiştir. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| LAHİME : | Et yiyen hayvan. |
| LAHÎ : | Oyuncu. * Boşuna ve mânasız eğlenen. Oyalayan. |
| LAH' : | (Gövde) sülpük ve sarkık olmak. |
| LÂ : | Arabçada kelimenin başında nefy edatı'dır. Cevap yerine veya yersiz inkârda kullanılır. "Yoktur, değildir" gibi. Mâzi fiilinin evvelinde bulunan Lâ, duâiye olur. Lâ zâle sıhhatehu: "Sıhhati zâil olmasın" sözündeki gibi. * Harf-i atıf da olur. Ve mâba'dını makabline nefyen rabt eder ve irabı da ona tâbi kılar. $ "Şeref edeb iledir, neseb ile değildir" sözündeki gibi. * Vav edatıyla beraber olursa, atıf edatı vav olur, lâ da nefyi te'kid eder. |