Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
LAHH: Göz yaşının çok olması.
LAHH: Ulaşmak, varmak.
Yağmuru kesilmeyen bulut.
LAHHAM: Kaz gibi büyük, başı kızıl, kanadı kara bir kuş. Vezega dedikleri keler.
İçerisinde 'LAHH' geçenler
ISLAHHANE: Tar: San'at mekteblerine önceleri verilen isim. * Islah evi.
LAHHAM: Kaz gibi büyük, başı kızıl, kanadı kara bir kuş. Vezega dedikleri keler.
MÜLAHHAM: (Lâhm. dan) Etli, semiz, şişman.
MÜLAHHAS: Hülâsası, özü çıkarılmış. Telhis edilmiş.
MÜLAHHİS: Hülâsa eden. Özünü bildiren.
MÜTELAHHIZ: Ekşi birşey yiyen kimsenin yanında ağzı sulanan.
SİLAHHANE: f. Askerî depo. Silahların saklandığı yer.
TELAHHİ: Tülbendi çenesi altından sarmak.
TELAHHUM: (Lahm. dan) Semirme, etlenme.
TELAHHUZ: İmrenerek ağız sulanma.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
LAHHAM : Kaz gibi büyük, başı kızıl, kanadı kara bir kuş. Vezega dedikleri keler.
LAH' : (Gövde) sülpük ve sarkık olmak.
LÂ : Arabçada kelimenin başında nefy edatı'dır. Cevap yerine veya yersiz inkârda kullanılır. "Yoktur, değildir" gibi. Mâzi fiilinin evvelinde bulunan Lâ, duâiye olur. Lâ zâle sıhhatehu: "Sıhhati zâil olmasın" sözündeki gibi. * Harf-i atıf da olur. Ve mâba'dını makabline nefyen rabt eder ve irabı da ona tâbi kılar. $ "Şeref edeb iledir, neseb ile değildir" sözündeki gibi. * Vav edatıyla beraber olursa, atıf edatı vav olur, lâ da nefyi te'kid eder.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...