Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
LAKAT: Yabandan toplanan nesne.
Mâdende bulunan gümüş ve altın parçaları.
İçerisinde 'LAKAT' geçenler
HALAKAT: Halkalar.
HALAKAT: Halukluk, güzel ahlâklılık, iyi huyluluk. * Düzlük, dümdüzlük.
İGLAKAT: (İglak. C.) Muğlak yapmalar. * Karışık ve anlaşılmaz sözler.
İSTİHLÂKAT: (İstihlâk. C.) Yenilip içilen şeyler. * Harcamalar.
İSTİHLÂKAT-I DÂHİLİYE: Dâhilî sarfiyat. Memleket içi harcamalar.
MEV'İD-İ MÜLÂKAT: Buluşma yeri.
MUĞLAKAT: (Muğlak. C.) Kapalı ve anlaşılması zor olan şeyler.
MÜLAKAT: Kavuşma. Buluşma. Birleşme. * Resmi görüşme. Yüz yüze olma.
TALAKAT: Dil açıklığı. Selâset. Düzgün sözlülük. * Güler yüzlülük.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
LAKA' : (C.: Elkâ) Kıymetsiz hakir nesne.
LAK : f. Hakir, zelil, aşağı. * Tahta kadeh.
LÂ : Arabçada kelimenin başında nefy edatı'dır. Cevap yerine veya yersiz inkârda kullanılır. "Yoktur, değildir" gibi. Mâzi fiilinin evvelinde bulunan Lâ, duâiye olur. Lâ zâle sıhhatehu: "Sıhhati zâil olmasın" sözündeki gibi. * Harf-i atıf da olur. Ve mâba'dını makabline nefyen rabt eder ve irabı da ona tâbi kılar. $ "Şeref edeb iledir, neseb ile değildir" sözündeki gibi. * Vav edatıyla beraber olursa, atıf edatı vav olur, lâ da nefyi te'kid eder.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...