Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
LAV: Fr. Yanardağların ve volkanların ağızlarından püskürüp soğuyunca donan madde.
LÂVALLAH: Vallahi hayır.
LAVANTA: Çeşitli çiçek ve bitkilerden alınan esanslarla yapılan güzel kokulu sıvı.
İçerisinde 'LAV' geçenler
ALAVERE: Vapurlara kömür vermek için bordaya kurulan kademeli iskele. * Tulumbanın basıp emme suretiyle işlemesi. * Herc ü merc. Karışıklık, kargaşalık. * Bir şeyin elden ele verilerek veya atılarak aktarılması.
ALAVÎ: (İlâve. C.) İlâveler, ekler.
ESSALAVAT: Peygamberimiz Resul-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm Efendimize veya Cenab-ı Hakk'a (C.C.) karşı hamd, şükür ve teşekkür ifade eden dua, selâm ve salâvâtlar. (Bak: Salâvat)
HALAVET: Tatlılık. Şirin olmak.
HALAVET-İ KELÂM: Sözün güzelliği ve akıcılığı.
HALAVETBAHŞ: f. Zevk veren, hâlâvet veren.
HALAVETYAB: f. Zevk bulan, halâvet bulan.
HULAVE: (C.: Halâvi) Kafanın ortası.
HALAVETBAHŞ: f. Zevk veren, hâlâvet veren.
İLAVAT: (İlâve. C.) İlâveler, ekler, katmalar.
İLAVE: (C.: İlâvât) Katma, ek yapma, arttırma, zam. * Bir kitabın sonuna gerek yazarı ve gerek başkası tarafından sonradan eklenen kısım. Zeyil. * Bir gazetenin çıkardığı sayıdan başka ona ek olarak ve ayrıca çıkardığı sayı. * İmzadan sonra mektubun altına yazılan şey.
İLÂVETEN: İlâve olarak, ekliyerek, katarak, arttırarak.
İSLAV: Fr. Rus, Ukran, Beyaz Rus, Çek, Slovak, Leh, Sloven, Sırp, Hırvat ve Bulgar gibi milletlere, lisanlarındaki yakınlık dolayısıyla verilen ortak isim.
KALAVRA: Eskimiş meşin eşya veya yamalı ayakkabı.
KALLAVÎ: Vaktiyle vezirlerin giydikleri bir cins kavuk.
KELAVE: İpek veya iplik saracak çark.
KILAVUZ: Yol gösteren, rehber. * Vapurlara yol gösteren. * Bazı hayvan katarlarının önüne düşüp, onları sevkeden hayvan. * Eskiden evlenme işlerine vasıtalık eden kadınlar. * Düşman hakkında mâlumât edinmek için ordu hizmetinde kullanılan kişiler. * Okçuluk müsabakalarında ilk atılan ok.
LÂVALLAH: Vallahi hayır.
LAVANTA: Çeşitli çiçek ve bitkilerden alınan esanslarla yapılan güzel kokulu sıvı.
MELAVET: Vakit, zaman.
MÜLAVEME: Birbirini çekiştirme.
MÜLAVEZE: Birbiri ardınca gizlenmek. * Birbirine sığınmak.
PALAVAN: (Pâlâven) f. Süzgeç, helvacı süzgeci.
PALAVRA: (İspanyolca) Mübalâğalı söz, yalan söylenen söz.
SALAVAT: (Salât. C.) Namazlar. * Bütün dualar. İhtiyaçtan gelen ricalar. * Nimetten çıkan şükürler. İbadetler. * Hazret-i Muhammed'e (A.S.M.) memnuniyet ve bağlılık için yapılan dualar. * Nasârâ kilisesi.
SALAVATULLAH: Allah'ın rahmet ve inayeti, kusur ve günahları aff u mağfiret etmesi.
SECDE-İ TİLÂVET: Kur'an okurken veya dinlerken secde âyeti dinlenir veya okunursa secdeye kapanmak vâcibdir. Okuma secdesi mânasiyle bu isim verilmiştir. Abdestli ve bulunduğu yer temiz olmak şartiyle kıbleye müteveccihen secde edilir. (Kur'an-ı Kerim'de, 7, 13, 16, 17, 19, 22, 25, 27, 32, 38, 41, 53, 84 ve 96. Surelerde olmak üzere 14 yerinde secde âyeti vardır.)
TALAVET: Güzel, hüsün. Şirinlik, zariflik. * Ağızda çıkan bir nevi yara.
TELAVÜM: (Levm. den) Birbirine levmetme. Birbirini çekiştirme.
TEMCİD PİLAVI: Mc: Tekrar tekrar bahsedilen şey, daima öne sürülen madde. Mükerreren ortaya sürülen bahis, yahut söylenilen söz. (Menşei: "Erkeğini sahura bekleyen kadının, pilavı yanmasın diye kaldırması ve soğumasın diye tekrar koyması" diye söylenir.)
TİLAVET: Okumak. Takib etmek, arkasına düşmek.
TİLAVET-İ KUR'ÂN: Kur'an-ı Kerim'i usulüne göre okumak, mânâsını tefekkür etmek.
TÜLAVE: Borç bakiyyesi. * Havâle etmek, başkasına bırakmak.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
LÂVALLAH : Vallahi hayır.
LÂ : Arabçada kelimenin başında nefy edatı'dır. Cevap yerine veya yersiz inkârda kullanılır. "Yoktur, değildir" gibi. Mâzi fiilinin evvelinde bulunan Lâ, duâiye olur. Lâ zâle sıhhatehu: "Sıhhati zâil olmasın" sözündeki gibi. * Harf-i atıf da olur. Ve mâba'dını makabline nefyen rabt eder ve irabı da ona tâbi kılar. $ "Şeref edeb iledir, neseb ile değildir" sözündeki gibi. * Vav edatıyla beraber olursa, atıf edatı vav olur, lâ da nefyi te'kid eder.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...