Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
LEBB: Lâzım olmak.
Akıllı olmak.
LEBBAN: Sütçü.
LEBBE: Göğsün gerdanlık takılan yeri.
Devenin ve sığırın, göğsünden boğazladıkları yeri.
Evlâdını ve erkeğini seven kadın.
LEBBELEB: (Leb-beleb) f. Dudak dudağa.
LEBBESTE: (Leb-beste) f. Ağzı bağlı. Susan, konuşmayan.
LEBBEYK: Buyurunuz. Emredersiniz.
Benim muhabbet ve incizâbım dâim sanadır, başkasına değildir, sıdk ve ubudiyyetim dâim sanadır (gibi mânâlar ifâde eder.)
LEBBEYK-ZEN: f. Lebbeyk diye söyleyen. Emre hâzır olan. Râzı olan.
İçerisinde 'LEBB' geçenler
LEBBAN: Sütçü.
LEBBE: Göğsün gerdanlık takılan yeri. * Devenin ve sığırın, göğsünden boğazladıkları yeri. * Evlâdını ve erkeğini seven kadın.
LEBBELEB: (Leb-beleb) f. Dudak dudağa.
LEBBESTE: (Leb-beste) f. Ağzı bağlı. Susan, konuşmayan.
LEBBEYK: Buyurunuz. Emredersiniz. * Benim muhabbet ve incizâbım dâim sanadır, başkasına değildir, sıdk ve ubudiyyetim dâim sanadır (gibi mânâlar ifâde eder.)
LEBBEYK-ZEN: f. Lebbeyk diye söyleyen. Emre hâzır olan. Râzı olan.
MÜLEBBED: Keçeden kaftan giymiş kişi.
MÜLEBBES: (Lebs. den) İltibaslı, karışık. * Giyilmiş.
MÜTELEBBİD: Birbiri üstünü yığılıp kat kat olmuş.
MÜTELEBBİS: Giyinmiş, elbiseli. * Karışık, başkasına bulaşmış, karışmış olan.
TELEBBÜB: Silâh takınmak.
TELEBBÜD: Birbiri üstüne yığılmak. * Bir yere gizlenip av gözlemek.
TELEBBÜK: Mide dolgunluğuna uğrama.
TELEBBÜN: (Leben. den) Durma, eğlenme. * Memeden sütün damla damla akması.
TELEBBÜS: Giymek. Giyinmek. * İki şeyi birbirine benzeterek ayırdedememek. * Örtülü olmak.
TELEBBÜT: Muztarib olmak, acı çekmek. * Dönmek.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
LEBBAN : Sütçü.
LEB : f. Dudak. Şefe. * Kenar. * Sahil. Kıyı.
LEAL : İnci.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...