Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| LEKE: | t. Benek. Kir izi. Kusur. |
| LEKED: | f. Çifte, tepme. |
| LEKED: | Yapışmak. Lâzım olmak. |
| LEKEDAR: | f. Lekeli, ayıplanmış. Pislenmiş. İttiham edilmiş. |
| LEKEDHAR: | f. Çifte yiyen. |
| LEKEDKUB: | f. Çifte yiyen. Hayvanların ayakları altında ezilen. |
| LEKEDZEDE: | f. Çifte yiyen. |
| LEKEDZEN: | f. Tepme veya çifte vuran. Çifte atan. |
| LEKEN: | (C.: Elkân) Leğen. |
| İçerisinde 'LEKE' geçenler | |
| FEZLEKE: | Hülâsa. Netice. Öz. İcmâl. * Hesap listesinde netice.(S - Gerek Kur'an-ı Kerim olsun, gerek tefsiri olan Hadis-i Şerif olsun; her fenden, her ilimden birer fezleke almışlardır. Bir kitab veya bir şahsın yalnız fezlekeleri ihata etmekle harika olması lâzım gelmez. Bir şahıs, pek çok fezlekeleri ihata edebilir?C - Bahsettiğimiz fezleke, sellemehüsselâm fezlekeler değildir. Ancak, hüsn-ü isabetle münasib bir mevkide ve münbit bir yerde, işitilmemiş çok işaretleri tazammun etmekle istimal ve zer' edilen fezlekelerdir. Kur'an veya Hadisin aldıkları fezlekeler, bu kabil fezlekelerdir. Bu kabil fezlekeler tam bir meleke ve ıttıladan sonra hâsıl olabilir ki, herbir fezleke, me'hazı olan fen veya ilmin hükmünde olur. Bu ise, bir şahısda olamaz. İ.İ.) |
| ÇİLEKEŞ: | Çile çekmiş. Çile dolduran, dert çeken. |
| ÇİLEKEŞ: | Çile çekmiş. Çile dolduran, dert çeken. |
| HELEKE: | Helâk. * Düşen. |
| HULEKE: | Kum içinde olan küçük bir hayvan. |
| LEK (LEKE): | Sana, senin için, senin hakkında. |
| LEKED: | f. Çifte, tepme. |
| LEKED: | Yapışmak. * Lâzım olmak. |
| LEKEDAR: | f. Lekeli, ayıplanmış. * Pislenmiş. * İttiham edilmiş. |
| LEKEDHAR: | f. Çifte yiyen. |
| LEKEDKUB: | f. Çifte yiyen. Hayvanların ayakları altında ezilen. |
| LEKEDZEDE: | f. Çifte yiyen. |
| LEKEDZEN: | f. Tepme veya çifte vuran. Çifte atan. |
| LEKEN: | (C.: Elkân) Leğen. |
| LEKLEKE: | Yoğun gövdeli ve şişman olmak, etli olmak. |
| MEHLEKE: | (C.: Mehâlik) Tehlikeli yer veya iş. |
| MELEKE: | Tekrar tekrar yapılan bir iş veya tecrübeden sonra hasıl olan bilgi ve mehâret. * Mümârese. |
| MEMLEKET: | (C.: Memâlik) Bir devletin toprağı, ülke, yurt. * Şehir. İl, kasaba. * Bir insanın doğup büyüdüğü yer. |
| MÜSTEMLEKE: | Başka bir devletin idaresi altında bulunan memleket. Hicret etmişlerle iskân edilmiş yerler. Sömürge. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| LEKED : | f. Çifte, tepme. |
| LEK' : | Vurmak. |
| LEAL : | İnci. |