Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| LEMM: | Parça parça şeyleri toplamak, cem' etmek. Islâh etmek. Bulduğu şeyi, haram helâl demeyip yemek. Şiddet ve meşakkat. Az şey. Konmak. Nâzil olmak. |
| LEMMA: | (Harf-i cerdendir) Vaktâki, o zaman (mânâsındadır.) İstisna için: "İllâ" yerinde de olur. |
| LEMME: | (C.: Lemmât) şiddet. Meşakkat, zorluk. Az şey. |
| İçerisinde 'LEMM' geçenler | |
| LEMMA: | (Harf-i cerdendir) Vaktâki, o zaman (mânâsındadır.) İstisna için: "İllâ" yerinde de olur. |
| LEMME: | (C.: Lemmât) şiddet. Meşakkat, zorluk. * Az şey. |
| MÜLEMMA': | (Lem'. den) Parlak. Revnekdar. * Bulaşmış, sıvanmış. * Karışık dilde söylenmiş manzume. * Renk renk olan. |
| MÜLEMMAAT: | (Mülemma'. C.) Bir kısmı Türkçe, bir kısmı Farsça veya Arapça söylenmiş olan manzumeler. |
| MÜLEMMA'-KÂR: | f. Riyakâr, mürâi. |
| MÜTELEMMİ': | Parıldayan, telemmü' eden. |
| MÜTELEMMİS: | (Lems. den) El ile dokunan. Telemmüs eden. |
| MÜTELEMMİZ: | (C.: Mütelemmizîn) Talebelik etmek suretiyle öğrenen. Telemmüz eden. |
| MÜZELEMMİZÎN: | (Mütelemmiz. C.) Talebelik ederek öğrenenler, telemmüz edenler. |
| TELEMMÜC: | Yemek artığını dil ile ağızda aramak. * Tatmak. * Yemek. |
| TELEMMÜK: | Tatmak. * Yemek. |
| TELEMMU': | Parıldama. Işıldama. |
| TELEMMÜS: | (Lems. den) El ile dokunma. |
| TELEMMÜZ: | Talebelik etmek. Çömezlik etmek. (Bak: Tilmiz) |
| TELEMMÜZ: | Tatmak. * Yemek. * Dili ağızda döndürüp yemek kırıntısı aramak. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| LEMMA : | (Harf-i cerdendir) Vaktâki, o zaman (mânâsındadır.) İstisna için: "İllâ" yerinde de olur. |
| LEM : | (Arabçada cezm harfidir) Muzari fiilinin başına getirilirse, nefyeder, cezmeder, sâkin okutur. "Gelir" fiilini "gelmedi" yaptığı gibi. (Bak: Lem-yezel) |
| LEAL : | İnci. |