Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
LEY: f. Kab, zarf, mahfaza.
Çamur.
LEYAİL: (Leyl. C.) Geceler.
LEYAL: (Leyâli-Leyâil) (Leyl. C.) Geceler.
LEYAL-İ AŞR: Arabi aylardan Zilhiccenin ilk on gecesi. On geceler.
LEYAL-İ HASRET: Hasret geceleri.
LEYAN: Huzur ve rahatta olan.
LEYAN: f. Parlıyan, parıldıyan. Parlayıcı.
LEYG: İyi huylu olmak.
Sözü açık ve fasih söyleyememek.
LEYH: Örtünmek, bürünmek.
LEYK: f. Ammâ, lâkin, fakat.
LEYK: Lâyık olmak.
LEYKİN: f. Lâkin, ammâ, fakat.
LEYL: Gece. (Bak: Leyle)
LEYL-İ DİMAĞ: Dimağın bozukluğu. Zihnin iyi çalışmaması.
LEYL-İ MÜNEVVER: Gündüze benzeyen gece. Nurlanmış gece.
LEYL-İ SERD: Soğuk gece.
LEYL-İ TÂRIK: Karanlık gece.
LEYL Ü NEHAR: Gece ve gündüz.
LEYL SURESİ: Kur'an-ı Kerim'in 92. Suresinin ismidir.
LEYLA: Çok karanlık gece.
Arabi ayların son gecesi.
Leylâ ile Mecnun hikâyesinin kadın kahramânı.
LEYLAK: Salkım şeklinde mor ve beyaz renkli çiçekleri olan bir nebat adı.
LEYLAKÎ: f. Leylak renginde olan. Mor renk.
LEYLE: Bir tek gece, bir gece.
Gece. (Bak: Leyl)
LEYLE-İ BEDR: Ayın ondördüncü gecesi.
LEYLE-İ BERAT: (Bak: Berat gecesi)
LEYLE-İ ERBAA: Haftanın dördüncü gecesi olan çarşamba gecesi.
LEYLE-İ KADR: Ramazân-ı mübârekin ve senenin en kudsi ve kıymetli gecesi. Kur'ân âyetlerinin ilk defa vahiy ile gelmeye başladığı gece. (Bak: Ramazan)
LEYLE-İ Mİ'RAC: Mirac gecesi. (Bak: Mi'rac)
LEYLE-İ REGAİB: (Bak: Regaib gecesi)
LEYLE-İ SÜVEYDA: Gece karanlığı. Geceye benzeyen siyahlık.
LEYLEN: Geceleyin, gece vakti.
LEYLÎ: Gececi. Geceleyin kalan. Yatılı. Geceye âit. Geceye mensub.
LEYM: İnsanlar arasında sulh etmek, barış yapmak.
Salâh.
Bir nârenciye meyvesi.
LEYMUN: (Leymon) Limon.
LEYNET: Yumuşak koltuk yastığı.
LEYS: Adem. Yokluk. Gayr-ı mevcud. (Bunun aslı "lâyese" idi. Yâ'yı tahfif için "leyse" oldu.) Hükemâlar arasında "eys" vücud, "leys" adem mânâsında kullanılmıştır. (L.R.)
Gaflet.
Bahâdırlık, kahramanlık.
Yük çekici olmak.
LEYS (LÂYİS): (C.: Lüyus) Arslan.
Sinek avlayan örümcek.
Arasında yaş ot bitmiş olan kuru ot.
Birbirine girmiş ot.
Semiz ve şişman kimse.
LEYSE: Olmadı (meâlinde fiil-i müşebbehtir)
LEYSE KEMİSLİHİ ŞEY'ÜN: Ne zâtında, ne sıfâtında, ne de ef'âlinde naziri yoktur, şebihi olamaz!.
LEYT: Sarfetmek, harcamak.
Hapsetmek.
LEYT: Ulaşmak, varmak.
LEYTAN: şeytan.
LEYTE: "Keşke olsa idi. Ne olaydı" meâlinde olan huruf-u müşebbeh bir fiildir. İsimlerini nasbeder, (yâni, üstün okutur), haberini ref'eder (yâni ötre okutur). (Bak: İnne)
LEYY: Def'etmek, kovmak.
Harcamak, sarfetmek.
İlaç yapmak.
Aciz olmak.
Bir nesneyi dürüp boğazına tıkmak.
LEYYA: Sudan uzak olan yer.
LEYYAN: Def'etmek, kovmak.
Sonraya bırakmak, tehir etmek.
LEYYİN: Yumuşak. Mülâyim. Hafif. Yavaş olan.
LEYYİN-ÜL CÂNİB: Görüşülmesi kolay, mütevâzi, kibirsiz kimse. Kanı sıcak insan.
LEYAL-İ AŞR: Arabi aylardan Zilhiccenin ilk on gecesi. On geceler.
İçerisinde 'LEY' geçenler
ALEYH: (Aleyhi - Aleyhâ) (Alâ edatının zamirle birleştiği zamanki şekli.) Aleyhinde, onun hakkında, onun üzerine.
ALEYHDAR: Muhalif olan. Aynı fikirde olmayan. Zıt olan.
ALEYHİM, ALEYHİMA: Aleyh edatının cemi ve tesniye şekilleri.
ALEYHİSSALATÜ VESSELAM: Salât ve Selâm onun üzerine olsun, meâlinde Peygamberimiz Hazret-i Muhammed'in (A.S.M.) ismini duyunca söylenmesi sünnet olan bir duâdır.
ALEYKE: Senin üzerine, sana.
ALEYKÜM: Sizin üzerinize, size.
ALEYKÜM-ÜS SELÂM: Selâm sizin üzerinize olsun. (Bak: Selâm)
ALEYNA: Bizim üzerimize, bizim hakkımızda. Bize.
ÂNÂ-ÜL-LEYL: Gece yarıları, gecenin geç vakitleri.
BEDELEYN: İvazlı akidlerde iki tarafın yüklendikleri karşılık.
BENCİLEYİN: t. Benim gibi.
BİNÂENALEYH: Bunun üzerine, ondan dolayı.
CEVF-İ LEYL: Gece yarısı.
EBU SÜLEYMAN: Horoz.
ELLEYS: Mutlak hiçlik. Adem-i sırf.
FAKLEYUN: Semizotuna benzer bir ot.
FÜLLEYK: Bir şeftali cinsi.
GALA (GALEYÂN): Kaynamak.
GALEYAN: Kaynayış. Çoşup taşmak. Yerinde duramamak. * Tuğyan ve azgınlık.
GALEYAN-I EFKÂR: Fikirlerin galeyanı. Fikirlerin coşması.
GALEYAN-I MÂ': Suyun kaynaması.
GASAK-UL LEYL: Gecenin ilk karanlığı.
HABALEYAT: (Habâlâ. C.) Hâmileler, gebeler.
HARÎSUN ALEYKÜM: Tevbe Suresi'nin bir âyetinde geçen bu ifade, birinci derecede Peygamberimiz (A.S.M.) hakkında olup ümmetini ve bütün insanları doğru yola irşadda yılmadan, büyük bir sebat ve azim ve gayretle devam etmesine işaret edilerek böylece tavsif edilmiştir.
HATIB-I LEYL: Geceleyin odun toplayan kimse. * Mc: Mânâsız ve saçmasapan sözler konuşan adam.
HAVAMİS-İ SÜLEYMANİYE: Tar: Süleymaniye Medresesini teşkil eden medreselerden beşinin müderrisine verilen ünvan. İlk zamanlarda havamis namı altında beş medrese ve beş aded de müderris bulunurken daha sonraları müderrislerin sayıları arttırılmış ve bundan dolayı "havamis" kelimesi de "hamise"ye kalbolunmuştur. Havamis medreseleri sonraları "Hâmise-i Süleymaniye" ismini almıştır.
HULEYFE: Medine ehlinin ihramlandığı yer.
HULEYKA': At burnu.
HULEYME: (C.: Huleymât) Memecik. * Ciltte, bilhassa dil üzerinde bulunan küçük kabarcıkların beheri.
HURUF-U LEYYİN: "Vav, ayn ve elif" harfleri. (Bak: Lîn)
İHYA-Yİ LEYL: Geceyi ibadetle geçirmek.
İLEYH: Ona. (Erkek olan tek kimse için)
İLEYHA: Ona. (Kadın olan tek kimse için)
İLEYHİM: Onlara. (Erkek olan çok kişi için söylenir.)
İLEYHİMA: Onlara. (Erkek olan iki kişi için söylenir)
İLEYHİNNE: Onlara. (Kadın olan çok kişi için söylenir.)
İLYAS (ALEYHİSSELÂM): Benî İsrail peygamberlerinden olup, Kur'an-ı Kerim'de ismi geçen ve Tevrat'ta "Ella" diye mezkûr olan bir Peygamberin ism-i mübarekidir. M.Ö. 9. asırda yaşamış olup ondan sonra Elyesa (A.S.) Peygamber olmuştur. İlyâs (A.S.), zamanının hükümdarıyla çok mücadele etmiş, çok zaman mağaralarda yaşamış, çok mu'cizeler göstermiştir. (Bak: Merâtib-i hayat)
KALLEYS: San'a şehrinde bir kilise.
KAVL-İ LEYYİN: Yumuşak söz. Sert olmayan söz. Enâniyetli olmayan söz.
LA'NETULLAHİ ALEYH: Allah'ın lâneti onun üzerine olsun.
LEYAİL: (Leyl. C.) Geceler.
LEYAL: (Leyâli-Leyâil) (Leyl. C.) Geceler.
LEYAL-İ AŞR: Arabi aylardan Zilhiccenin ilk on gecesi. On geceler.
LEYAL-İ HASRET: Hasret geceleri.
LEYAN: Huzur ve rahatta olan.
LEYAN: f. Parlıyan, parıldıyan. Parlayıcı.
LEYG: İyi huylu olmak. * Sözü açık ve fasih söyleyememek.
LEYH: Örtünmek, bürünmek.
LEYK: f. Ammâ, lâkin, fakat.
LEYK: Lâyık olmak.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
LEYAİL : (Leyl. C.) Geceler.
LEAL : İnci.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...