Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
LEYH: Örtünmek, bürünmek.
İçerisinde 'LEYH' geçenler
ALEYH: (Aleyhi - Aleyhâ) (Alâ edatının zamirle birleştiği zamanki şekli.) Aleyhinde, onun hakkında, onun üzerine.
ALEYHDAR: Muhalif olan. Aynı fikirde olmayan. Zıt olan.
ALEYHİM, ALEYHİMA: Aleyh edatının cemi ve tesniye şekilleri.
ALEYHİSSALATÜ VESSELAM: Salât ve Selâm onun üzerine olsun, meâlinde Peygamberimiz Hazret-i Muhammed'in (A.S.M.) ismini duyunca söylenmesi sünnet olan bir duâdır.
BİNÂENALEYH: Bunun üzerine, ondan dolayı.
İLEYH: Ona. (Erkek olan tek kimse için)
İLEYHA: Ona. (Kadın olan tek kimse için)
İLEYHİM: Onlara. (Erkek olan çok kişi için söylenir.)
İLEYHİMA: Onlara. (Erkek olan iki kişi için söylenir)
İLEYHİNNE: Onlara. (Kadın olan çok kişi için söylenir.)
İLYAS (ALEYHİSSELÂM): Benî İsrail peygamberlerinden olup, Kur'an-ı Kerim'de ismi geçen ve Tevrat'ta "Ella" diye mezkûr olan bir Peygamberin ism-i mübarekidir. M.Ö. 9. asırda yaşamış olup ondan sonra Elyesa (A.S.) Peygamber olmuştur. İlyâs (A.S.), zamanının hükümdarıyla çok mücadele etmiş, çok zaman mağaralarda yaşamış, çok mu'cizeler göstermiştir. (Bak: Merâtib-i hayat)
LA'NETULLAHİ ALEYH: Allah'ın lâneti onun üzerine olsun.
MAGŞİYYÜN ALEYH: Bayılmış, baygın.
MAHKÛMUN-ALEYH: Kendi aleyhinde hüküm verilmiş olan.
MAHLUF-ÜN ALEYH: Hakkında yemin edilen husus.
MA'TUFUN ALEYH: f. Bir rabt edatı ile kendisine bağlı olan kelime (Bak: Harf-i atıf)
MECMA-İ ALEYH: Hakkında toplanılan, ittifak edilen, birleşilen şey.
MEVKÛLÜN İLEYH: Kendisine bir iş bırakılan adam. Vekil.
MUHALÜN ALEYH: Fık: Havaleyi ödeyecek kimse. Üzerine havale yapılan şahıs.
MUMA-İLEYH: (Mumâileyhâ) Kendisine işâret edilen. İsmi evvelce geçen.
MUMA-İLEYHİM: İsmi evvelce geçenler. * İmâ edilenler, yukarıda anlatılmış olanlar.
MUMA-İLEYHİNN: (Mumâ-ileyhâ. C.) Adı geçen kadınlar, yukarıda anılan kızlar, imâ edilenler.
MUTASADDIK-UN ALEYH: Sadakayı kabul eden kimse.
MU'TEMEDÜN-ALEYH: Kendisine itimad edilen ve güvenilen kimse.
MUZAFUN İLEYH: İsim tamlamasında (izâfet terkibinde) muzâfın (belirtenin) bağlı bulunduğu ismin hâli.Türkçede muzâf sonra gelir. "Evin kapısı" dediğimiz zaman, ev; muzâfun ileyh; kapı; muzâfdır.
MÜCMA-I ALEYH: Hakkında ittifak edilen.
MÜDDEÂ ALEYH: Aleyhinde dâvâ açılan.
MÜFTERA-ALEYH: Kendisine iftira edilen.
MÜHDA-İLEYH: Kendisine hediye verilen kimse.
MÜKREH-ÜN ALEYH: Bir kimsenin yapması için zorlandığı iş.
MÜMA-İLEYH: (Bak: Mumâileyh)
MÜRSELÜN İLEYH: Fık: Kendisine bir şey gönderilmiş olan. Söz kendisine tebliğ olunan kimse. (Bak: Mürsel)
MÜSNEDÜN İLEYH: Özne, fail. Edebiyatta sözün birinci rüknüne denir. Kendine isnad edilen. (Nahivde buna mübtedâ denir)
MÜSTED'Â-ALEYH: (Da'va. dan) Kendisinden şikâyet edilen kimse.
MÜSTENEDÜN İLEYH: Kendine dayanılan, temel.
MÜŞARÜN-İLEYH: Kendine işaret edilen. İsmi evvelce söylenmiş olan.
MÜTTEFEKUN ALEYH: Üzerinde birleşilen mes'ele. Hakkında müttefik olup anlaşmaya varılmış olan.
MAGŞİYYÜN ALEYH: Bayılmış, baygın.
NUH (ALEYHİSSELÂM): Kur'an-ı Kerim'de adı geçen bir peygamber ismi. (Elli yaşında iken kavmini imana dâvete memur edilmiş ve kavmi kendisini dinlemediğinden, iman etmeyenlere ceza olarak dünyayı kaplayan su tufanı olmuş ve zâlimler mahvolmuşlar; iman edenler Nuh Peygamber'in (A.S.) yaptığı gemiye alınarak kurtulmuşlardır.)
RAHMETULLÂHİ-ALEYH: "Allah'ın (C.C.) rahmeti onun üzerine olsun" meâlinde vefat etmiş müslümanlar için söylenen duâ.
RIDVANULLAHİ ALEYH: "Allah ondan razı olsun" meâlinde dua.
SALLALLÂHÜ TEÂLÂ ALEYH: "Allah (C.C.) onun şanını yüceltsin; duasını, isteklerini kabul etsin; her isteğini versin" meâlinde Peygamberimiz (A.S.M.) hakkında söylenilen duadır.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
LEY : f. Kab, zarf, mahfaza. * Çamur.
LEAL : İnci.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...