Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| LEZZ: | Uyku, nevm. Sözü güzel olan, tatlı konuşan kişi. Tatlı, leziz, lezzetli. |
| LEZZ: | Bağlamak. |
| LEZZAT: | (Lezzet. C.) Tatlılıklar. Lezzetler. Tadı hoş ve güzel olan şeyler. |
| LEZZAZ(E): | Lezzetli, tatlı, leziz. |
| LEZZET: | (C.: Lezzât) Tad, çeşni. Hoş ve güzel olan şey.(Dünyanın âkıbeti ne olursa olsun, lezaizi terketmek evlâdır. Çünki, âkıbetin ya saadettir, saadet ise şu fâni lezaizin terkiyle olur. Veya şekavettir. Ölüm ve idam intizarında bulunan bir adam, sehpanın tezyin ve süslendirilmesinden zevk ve lezzet alabilir mi? Dünyasının âkıbetini küfür sâikasiyle adem-i mutlak olduğunu tevehhüm eden adam için de terk-i lezaiz evlâdır. Çünki, o lezaizin zevaliyle vukua gelen hususi ve mukayyed ademlerden adem-i mutlakın elîm elemleri her dakikada hissediliyor. Bu gibi lezzetler, o elemlere galebe edemez. M.N.) |
| LEZZET-İ İLM: | İlmin lezzeti. |
| LEZZET-ŞİNAS: | f. Tad alan, lezzet alan. |
| LEZZET-YÂB: | f. Lezzet bulan, tad bulan, lezzetlenen. |
| LEZZET-ŞİNAS: | f. Tad alan, lezzet alan. |
| İçerisinde 'LEZZ' geçenler | |
| ELEZZ: | (Leziz. den) Çok lezzetli, en leziz. |
| ELEZZ-İ ET'İME: | Yemeklerin en lezzetli olanı. |
| HÂDİM-ÜL LEZZAT: | Lezzetleri mahveden, yıkan. (Ölüm) |
| LEZZAT: | (Lezzet. C.) Tatlılıklar. Lezzetler. Tadı hoş ve güzel olan şeyler. |
| LEZZAZ(E): | Lezzetli, tatlı, leziz. |
| LEZZET: | (C.: Lezzât) Tad, çeşni. Hoş ve güzel olan şey.(Dünyanın âkıbeti ne olursa olsun, lezaizi terketmek evlâdır. Çünki, âkıbetin ya saadettir, saadet ise şu fâni lezaizin terkiyle olur. Veya şekavettir. Ölüm ve idam intizarında bulunan bir adam, sehpanın tezyin ve süslendirilmesinden zevk ve lezzet alabilir mi? Dünyasının âkıbetini küfür sâikasiyle adem-i mutlak olduğunu tevehhüm eden adam için de terk-i lezaiz evlâdır. Çünki, o lezaizin zevaliyle vukua gelen hususi ve mukayyed ademlerden adem-i mutlakın elîm elemleri her dakikada hissediliyor. Bu gibi lezzetler, o elemlere galebe edemez. M.N.) |
| LEZZET-İ İLM: | İlmin lezzeti. |
| LEZZET-ŞİNAS: | f. Tad alan, lezzet alan. |
| LEZZET-YÂB: | f. Lezzet bulan, tad bulan, lezzetlenen. |
| LEZZET-ŞİNAS: | f. Tad alan, lezzet alan. |
| MİLEZZ: | Katı, şiddetli, şedid. |
| MÜLEZZEZ: | Bir yere biriktirilip toplanmış, yığılmış ve ulaştırılmış nesne. |
| MÜSTELEZZ: | (C.: Müstelezzât) (Lezzet. den) Lezzet alınmış, tadına varılmış. |
| MÜSTELEZZÂT: | (Müstelezz. C.) (Lezzet. den) Lezzet alınan şeyler. |
| MÜTELEZZİC: | Lüzucetli ve yapışkan olan. |
| MÜTELEZZİZ: | Lezzet aldığından hoşnud olan, lezzet duyan. |
| MÜTELEZZİZÂNE: | f. Lezzet alarak, lezzet almak suretiyle. |
| TELEZZÜC: | (Lüzucet. den) Yapışkan olma. * Çekilip uzanmak. |
| TELEZZÜZ: | Tat ve zevk almak. Zevklenmek. |
| ZEVAL-İ LEZZET: | Lezzetin bitmesi, lezzetin sona ermesi. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| LEZZAT : | (Lezzet. C.) Tatlılıklar. Lezzetler. Tadı hoş ve güzel olan şeyler. |
| LEZ' : | Davarı iyi gütmek. |
| LEAL : | İnci. |