| Kelime | Anlam |
|---|
| LUKA: | Meşhur olmuş dört İncil kitabından birisidir. Hz. İsa Aleyhisselâm'dan sonra mühim Hristiyan doktorlarından birisi olan Luka adındaki zatın yazdığı İncil'dir. Bu Zâtın (Mi: 70) yılında vefât ettiği yazılıdır. |
| İçerisinde 'LUKA' geçenler |
|---|
| ABLUKA: | İtl. Etrafını sarıp hâriçle alâkasını kesme. Bahren muhasara, denizden kuşatma. |
| ABLUKAYI BOZMAK: | Muhasara hattını yarıp geçmek. |
| ABLUKAYI KALDIRMAK: | Muhasarayı bırakmak. |
| ECELL-İ MAHLUKÂT: | Mahlukların en üstünü. İnsan. |
| EKMEL-İ MAHLUKAT: | Yaradılmışların en mükemmeli, Hz. Muhammed (A.S.M.) (Bak: Mefhar-i Kâinat) |
| EKREH-İ MAHLUKAT: | Mahlukların en kerihi, en iğrenci. |
| EŞREF-İ MAHLUKAT: | Mahlukatın en eşrefi, yaradılmışların en şereflisi. İnsan. |
| HULUKA: | (C.: Ahlâk-Halkân) Eski olmak. |
| MAHLUKA: | Başkasının olup da benimsenen manzum parça. |
| MAHLUKAT: | (Mahluk. C.) Yaratılmışlar. Mahluklar. Allah'ın yarattığı şeyler.(Şu mahlukat, İzn-i İlâhi ile, zaman nehrinde mütemadiyen akıyor. Alem-i gaybdan gönderiliyor, âlem-i şehadette vücud-u zâhiri giydiriliyor. Sonra âlem-i gayba muntazaman yağıyor. İniyor. M.) |
| MEMERR-ÜL MAHLUKAT: | Mahlukatın geçtiği yer. Dünya. |
| MEMLUKÂNE: | f. Köleye yakışır hâlde. Kölece. * Eskiden çok defa bir büyüğe sunulan yazılarda, kendinden bahsederken kullanılırdı. |
| MÜLÛKÂNE: | f. Padişahlara yakışır bir surette. |
| TAALLUKAT: | Bir kimsenin yakınları, akrabaları. Alâkalılar. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| LUK : | f. Kısa tüylü yük devesi. |
| LUAA : | Yumuşak yaş ot. |