| Kelime | Anlam |
|---|
| MÂTEM: | Ağlama. Üzüntü veya kederden ağlayıp sızlama. Kederinden yas tutma.(...Bak! Öyle bir ziya-yı hakikat neşreder ki, eğer O'nun o nurâni daire-i hakikat-ı irşadından hariç bir surette kâinata baksan, elbette kâinatın şeklini bir matemhâne-i umumi hükmünde ve mevcudatı birbirine ecnebi, belki düşman ve câmidatı dehşetli cenâzeler ve bütün zevil-hayatı zevâl ve firakın sillesiyle ağlayan yetimler hükmünde görürsün. Şimdi bak; O'nun neşrettiği nur ile o matemhâne-i umumi şevk-i cezbe içinde bir zikirhâneye inkılâb etti. O ecnebi düşman mevcudat, birer dost ve kardeş şekline girdi. S.) |
| MÂTEMDÂR: | f. Mâtemli, acılı, yaslı. |
| MÂTEMENGİZ: | f. Mâtemi ve yası iktiza eden. |
| MÂTEMFEZÂ: | f. Yası ve mâtemi ziyadeleştirip arttıran. |
| MÂTEMHANE: | f. Ağlanılan, yas tutulan yer. |
| MÂTEMÎ: | Yaslı, mâtemli, üzüntülü. |
| MÂTEMKÜNÂN: | f. Yas tutup mâtem ederek. |
| MÂTEMZEDE: | Mâtemli. Yaslı. |
| İçerisinde 'MÂTEM' geçenler |
|---|
| MÂTEMDÂR: | f. Mâtemli, acılı, yaslı. |
| MÂTEMENGİZ: | f. Mâtemi ve yası iktiza eden. |
| MÂTEMFEZÂ: | f. Yası ve mâtemi ziyadeleştirip arttıran. |
| MÂTEMHANE: | f. Ağlanılan, yas tutulan yer. |
| MÂTEMÎ: | Yaslı, mâtemli, üzüntülü. |
| MÂTEMKÜNÂN: | f. Yas tutup mâtem ederek. |
| MÂTEMZEDE: | Mâtemli. Yaslı. |
| SIYAH-I MÂTEM: | Mâtem feryadları. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| MÂTEMDÂR : | f. Mâtemli, acılı, yaslı. |
| MATE : | Öldü. |
| MATA : | (C.: Emtâ) Arka. |
| MÂ : | f. Biz mânasınadır. (Bak: Şahıs zamiri) * Mim ile elif harfinden ibâret "Mâ". Arabçada muhtelif isimleri vardır. Ve çeşitli mânalara gelir. Cansız şeylere işaret eder. "Şu nesne, o şey ki..." mânâlarına gelerek kelimelerle birleşir. Meselâ: (Mâ-ba'd: Sondaki, alttaki.) |