Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| MÎK: | f. Çekirge. |
| MÎK: | Çabuk ağlayan, yufka yürekli olan. |
| MİKA: | Muhabbet, sevgi. |
| MİKAA: | Kassarların üzerinde bez döğdükleri ağaç. Kassarlar tokmağı. Yaşlı ve uzun boylu kimse. |
| MİK'AB: | Geo: Küb. Mat: İki defa kendisi ile çarpılan sayı. |
| MİK'AB: | (C.: Mekâıb) Topuk mesti. |
| MİKÂİL: | Rezzakıyyet arşının hamelesi olan büyük Melek. Dört Büyük Melekten birisi. (Bak: Melâike) |
| MİKAMME: | Süpürge. |
| MİKAT: | Bağırdak ipi, (oğlancıkları beşikte onunla bağlarlar.) Kesilme ânında koyunun ayağını bağladıkları ip. |
| MİKAT: | Bir iş için tayin edilen zaman veya yer. Mekke-i Mükerreme yolu üzerinde hacıların ihrama girdikleri yer. |
| MİKATÎ: | Hacc mevsimini beklemek üzere Mekke-i Mükerreme'de kalan kimse. |
| MİKAT SÜNNETİ: | Hacca niyet edenin ihrama girmesi. |
| MİKATT: | (C.: Mikât) Üzerinde kalem kesecek âlet. |
| MİKDAD: | Demir kesme âleti. |
| MİKDAM: | (C.: Makadim) Çok ayaklı. Kıdemli. Çok çabalayıp uğraşan. Fazlaca gayret sarfedip ikdâm eden. |
| MİKDAR: | Parça. Kısım. Bölük. Kıymet. Değer. Derece. |
| MİKDAR-I KÂFİ: | Yeter derecede. |
| MİKDAR-I KAMET: | Namaza başlamak için okunan kamet zamanı kadar. |
| MİKELE: | Sofra takımı. |
| MİKHAL: | (C.: Mekâhil) Göze sürme çekmekte kullanılan âlet. |
| MİKLEB: | Eskiden ciltlenen kitapların sol tarafındaki fazlalık parçanın adı. |
| MİKLEME: | Kalemlik, kalem konacak âlet. |
| MİKNE: | (C: Mekenât) Süpürge. |
| MİKNESE: | Süpürge. |
| MİKNET: | Güç, kudret, kuvvet. |
| MİKRA': | Balta gibi bir alettir ve onunla taş parçalarlar. |
| MİKRAA: | (C: Mekâri) Davul çomağı. Çoban değneği. |
| MİKRAM: | Çok ikram ve kerem eden. Bağışlayan, ihsan eden. |
| MİKRAM (MİKRAME): | (C: Mekârim) Kadınların başını ve yüzünü örttükleri nakışlı bez. |
| MİKRAT: | (C: Mekârâ) Su mecrâsı. (Her taraftan gelen yağmur suyu orada toplanır.) Büyük havuz. Büyük çanak. |
| MİKRAZ: | (C.: Mekariz) Makas. |
| MİKREB: | (C.: Mekârib) Çift sürmede kullanılan saban. |
| MİKRON: | Fr. Metrenin milyonda biri. Milimetrenin binde biri. |
| MİKROSKOP: | Fr. Gözle görülmeyecek kadar küçük cisimleri, çok defa büyük göstermeye yarayan âlet. |
| MİKSAHA: | (C.: Mekâsih) Süpürge. |
| MİKSAL: | Çok keskin kılıç. |
| MİKSAR: | Çok konuşan, sözü uzatan, geveze. Çoğaltan, teksir eden. |
| MİKSEFE: | (Kesâfet. den) İçine elektrik enerjisi yığılan âlet. (Kondansatör) |
| MİKSEHA: | (C.: Mekâsih) Süpürge. |
| MİKSİR: | Çok söyleyici, çok konuşan. |
| MİKŞAT: | Hattatların, kamış kalemlerinin kabuğunu soymakta kullandıkları âlet. |
| MİKTA': | Kesecek âlet. |
| MİKTEBE: | Tabak üstüne örttükleri nesne. |
| MİKTEL: | Onbeş sa' miktarı nesne alır ölçek. |
| MİKVAL: | Çok konuşan. |
| MİKVED: | (C.: Mekavid) Yular. |
| MİKVEL: | Lisan. Dil. |
| MİKYAL: | (C.: Mekâyil) (Keyl. den) Ölçek. Tahıl ölçeği. |
| MİKYAS: | Kıyas edecek, ölçecek âlet. Ölçü âleti. Uzunluk ölçüsü. Ölçek. |
| MİKYAS-I KUVVET: | Kuvvet ölçer. Dinamometre. |
| İçerisinde 'MÎK' geçenler | |
| AMİK: | Hicaz vilâyetinde ulu bir ağaç. |
| AMİK(A): | Dibi çok aşağıda, derin. * Mc: İnceden inceye pek ziyade araştırma ve düşünceden sonra anlaşılabilen derin ve ince mes'ele. |
| ARİZ VE AMİK: | Enine ve boyuna, genişliğine ve derinliğine, tafsilâtlı şekilde. |
| CERAMİKA: | Musul yakınında Acem asıllı bir kavmin adı. |
| DAMİK: | (C.: Devâmik) Belâ, musibet, dâhiye. Meşakkat, zahmet. |
| DİNAMİK: | yun. Cisimlerin hareketleriyle bunları meydana getiren sebebler arasındaki alâkayı araştıran mekanik ilminin bir kolu. * Hareket eden, durup dinlenmek bilmeyen, hareketli. * Fls: Sâbitin zıddı olarak bir kuvvet tesiriyle dâim hareket halinde bulunan ve bulunduran, bir değişmesi, bir oluşu olan. Hareketle birlikte te'sirli kuvveti de olan. |
| ENHAR-I AMÎKA: | Derin olan nehirler. |
| GAVR-I AMÎK: | Derin dip. |
| İBN-İ MİKRAZ: | Sansar. |
| İRMİK: | Buğday gibi hububatdan elde edilen ve helva, çorba yapımında kullanılan iri taneli un. |
| MESAİL-İ AMÎKA: | Derin mevzular. Derin mes'eleler. |
| MİKA: | Muhabbet, sevgi. |
| MİKAA: | Kassarların üzerinde bez döğdükleri ağaç. * Kassarlar tokmağı. * Yaşlı ve uzun boylu kimse. |
| MİK'AB: | Geo: Küb. * Mat: İki defa kendisi ile çarpılan sayı. |
| MİK'AB: | (C.: Mekâıb) Topuk mesti. |
| MİKÂİL: | Rezzakıyyet arşının hamelesi olan büyük Melek. Dört Büyük Melekten birisi. (Bak: Melâike) |
| MİKAMME: | Süpürge. |
| MİKAT: | Bağırdak ipi, (oğlancıkları beşikte onunla bağlarlar.) * Kesilme ânında koyunun ayağını bağladıkları ip. |
| MİKAT: | Bir iş için tayin edilen zaman veya yer. * Mekke-i Mükerreme yolu üzerinde hacıların ihrama girdikleri yer. |
| MİKATÎ: | Hacc mevsimini beklemek üzere Mekke-i Mükerreme'de kalan kimse. |
| MİKAT SÜNNETİ: | Hacca niyet edenin ihrama girmesi. |
| MİKATT: | (C.: Mikât) Üzerinde kalem kesecek âlet. |
| MİKDAD: | Demir kesme âleti. |
| MİKDAM: | (C.: Makadim) Çok ayaklı. * Kıdemli. * Çok çabalayıp uğraşan. Fazlaca gayret sarfedip ikdâm eden. |
| MİKDAR: | Parça. Kısım. Bölük. * Kıymet. Değer. Derece. |
| MİKDAR-I KÂFİ: | Yeter derecede. |
| MİKDAR-I KAMET: | Namaza başlamak için okunan kamet zamanı kadar. |
| MİKELE: | Sofra takımı. |
| MİKHAL: | (C.: Mekâhil) Göze sürme çekmekte kullanılan âlet. |
| MİKLEB: | Eskiden ciltlenen kitapların sol tarafındaki fazlalık parçanın adı. |
| MİKLEME: | Kalemlik, kalem konacak âlet. |
| MİKNE: | (C: Mekenât) Süpürge. |
| MİKNESE: | Süpürge. |
| MİKNET: | Güç, kudret, kuvvet. |
| MİKRA': | Balta gibi bir alettir ve onunla taş parçalarlar. |
| MİKRAA: | (C: Mekâri) Davul çomağı. * Çoban değneği. |
| MİKRAM: | Çok ikram ve kerem eden. Bağışlayan, ihsan eden. |
| MİKRAM (MİKRAME): | (C: Mekârim) Kadınların başını ve yüzünü örttükleri nakışlı bez. |
| MİKRAT: | (C: Mekârâ) Su mecrâsı. (Her taraftan gelen yağmur suyu orada toplanır.) * Büyük havuz. * Büyük çanak. |
| MİKRAZ: | (C.: Mekariz) Makas. |
| MİKREB: | (C.: Mekârib) Çift sürmede kullanılan saban. |
| MİKRON: | Fr. Metrenin milyonda biri. Milimetrenin binde biri. |
| MİKROSKOP: | Fr. Gözle görülmeyecek kadar küçük cisimleri, çok defa büyük göstermeye yarayan âlet. |
| MİKSAHA: | (C.: Mekâsih) Süpürge. |
| MİKSAL: | Çok keskin kılıç. |
| MİKSAR: | Çok konuşan, sözü uzatan, geveze. * Çoğaltan, teksir eden. |
| MİKSEFE: | (Kesâfet. den) İçine elektrik enerjisi yığılan âlet. (Kondansatör) |
| MİKSEHA: | (C.: Mekâsih) Süpürge. |
| MİKSİR: | Çok söyleyici, çok konuşan. |
| MİKŞAT: | Hattatların, kamış kalemlerinin kabuğunu soymakta kullandıkları âlet. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| MİKA : | Muhabbet, sevgi. |
| MİA : | Günlük adı verilen zamk. |