Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| MÎH: | f. Çivi, mıh. Kazık. |
| MİH: | (C.: Mihâ) f. Ulu, büyük. Azim, kebir. |
| MİHA: | Yaş değnek. |
| MİHAD: | Yer. Arz. Beşik. Döşeme. Döşek. |
| MİHADDE: | Baş ve yüz altına koydukları yastık. Kazma. Balta. |
| MİHAFFE: | Mahfe. Katır veya develerin sırtına konulan ve iki kişinin oturabileceği büyüklükte olan sepet. |
| MİHAH: | (Muhh. C.) Beyinler. İlikler. |
| MİHAİL: | Resul-i Ekremin (A.S.M.) geleceğini haber veren ve bir ismi de Mişâil olan eski zaman Peygamberlerinden bir Zâttır. Kitabının 4. bab'ında: "Ahir zamanda bir ümmet-i merhume kaim olup, orda hakka ibadet etmek üzere, mübarek dağı ihtiyar ederler. Ve her iklimden oraya birçok halk toplanıp Rabb-ı Vâhide ibadet ederler. O'na şirk etmezler." diye bahsetmiştir.(İşte şu âyet, zâhir bir surette dünyanın en mübarek dağı olan Cebel-i Arafat ve orada her iklimden gelen hacıların tekbir ve ibadetlerini ve ümmet-i Merhume nâmıyla şöhret-şiar olan ümmet-i Muhammediyeyi (A.S.M.) tarif ediyor. M.) |
| MİHAK: | (Mahâk-Muhâk) Her arabi ayın son üç gecesi. |
| MİHAL: | Kuvvet. Azab. Ukubet. |
| MİHAMME: | Küçük bakır ibrik. |
| MİHAMME: | Yer süpürgesi. |
| MİHAN: | (Mihnet. C.) Mihnetler, sıkıntılar. |
| MİHAN: | (Mih. C.) Ulular, büyükler. |
| MİHANİKÎ KIRAET: | Kelimeleri, terkibleri doğru telâffuz etmekle beraber ezber dersi dinletiyormuş gibi çabuk çabuk okumaktır. Böyle okuyuş dinleyene bir şey anlatmaz. Ancak okuyanın mevzuu kavramış olduğunu anlatır. Öyle kıraet bir makinanın duygusuz işlemesine benzetilir. |
| MİHANİKİYYET: | yun. (Mihanik. den) Makine sanayiini ihate eden fen ve ilimler. Makine gibi cansız şeyler. Cansız ve duygusuz fakat ahenkli hareket ve hareket kabiliyeti. |
| MİHAR: | (Mühür. C.) At yavruları. Taylar. |
| MİHAŞŞ(E): | Ot biçtikleri âlet. Orak ve tırpan. Ot koydukları kap. |
| MİHATT: | Deriden kıl ve yün yolacak demir. |
| MİHAZ: | Çizme mahmuzu. |
| MİHBAZ: | (C.: Mehâbiz) Hallaç tokmağı. |
| MİHBEB: | Tâne tâne kesecek âlet. |
| MİHBERE: | (C.: Mehâbir) Mürekkep koydukları kap. |
| MİHCEM(E): | (C.: Mehâcim) Hacamat şişesi. Çekip emmeğe mahsus âlet. |
| MİHDA: | İçine hediye konulan kap. |
| MİHEK: | f. Küçük çivi. Karanfil. |
| MİHEN: | (Bak: Mihan) |
| MİHENK: | (Mihek) Altının ayarını anlamaya mahsus bir taş. Ölçü. İyiyi kötüyü ayıran, ayar âleti. Mc: Bir insanın kıymetini, ahlâkını anlamaya yarayan vasıta. |
| MİHFAR: | Toprak kazan âlet. Kazma. |
| MİHFEN: | Değirmen sepeti. |
| MİHFER(E): | (C.: Mahâfir) Kazma. Bel. |
| MÎHÎ: | f. Çivi şeklinde. Çiviye âit. |
| MİHÎN: | (Mihine) Daha büyük, daha ulu. |
| MÎHKADEM: | f. Ayağı kırık. |
| MİHLA(T): | İçine yulaf koyup davara vermekte kullanılan torba. |
| MİHLAF: | Vaadinde çok hilâf eden, sözünde durmayan kimse. |
| MİHLAK: | Ustura. |
| MİHLEB: | (C.: Mehâlib) Yırtıcı kuşların tırnağı, pençesi. Orak, bıçak. |
| MİHLEB: | İçine süt sağılan kap. |
| MİHMAN: | f. Misafir. |
| MİHMANDAR: | f. Misafire hizmet ve yardım eden. Misafiri ağırlayan. |
| MİHMANDAR-I KERİM: | Dünya misafirhanesinde kullarına yardım ve in'am eden Rabbimiz, Allah (C.C.). Müslümanlara dünya misafirhanesinde rehberlik eden, Hazret-i Peygamber (A.S.M.) |
| MİHMANDARÎ: | f. Mihmandarlık. Misafir ağırlayıcılık. |
| MİHMANHANE: | f. Misafirhane. Misafir edilecek yer. Otel. Mc: Dünya. |
| MİHMANÎ: | f. Mihmanlık, misafirlik. |
| MİHMANNEVAZ: | f. Misafire iyi muamele ederek ikram eden. Misafir ağırlayan. |
| MİHMANPERVER: | f. Misafir ağırlayan, misafire ikram eden, misafir seven. |
| MİHMANPERVERÎ: | f. Misafirperverlik, misafir ağırlayıcılık. |
| MİHMANSERAY: | f. Misafirhane. Otel. Mc: Dünya. |
| MİHMEL: | (C.: Mehâmil) Kılıç bağı. Büyük mahfe. |
| İçerisinde 'MİH' geçenler | |
| AMİH: | Şaşkın, şaşırmış, şaşakalmış. |
| AMİHTE: | f. Karışmış, karışık. |
| AMİHTE-GÎ: | f. Karışmış olma. |
| BÂR-I MİHNET: | Eziyet. * Elem yükü. |
| BED-MİHR: | f. İyilik etmiyen, insâniyetsiz. |
| BÎ-MİHR: | f. Sevgisiz, şefkatsiz. |
| BİSMİHİ: | Onun adı ile, onun namına. * Allah'ın adıyla. |
| CAMİH: | Başı sert hayvan. |
| CEMAMİH (CEMÛH): | Başı sert, yavuz at. |
| DEVR-İ MİHNET: | Dünya, cihan, küre-i arz. |
| DÜRAMİH: | Yürürken sallanan kişi. |
| EMİHE: | Koyunlarda meydana gelen uyuzluk. |
| GÜRMİH: | f. Çivi. * Hayvan bağlanan büyük kazık. |
| HAREKET-İ MİHVERİYE: | Mihver, eksen etrafındaki muntazam hareket.(Şems, hareket-i mihveriyesi ile silkinse, meyveleri düşmez, silkinmezse yemişleri olan seyyarat düşüp dağılacaktır. M.) |
| HEZARMÎH: | f. Bin yerinden yamalı derviş hırkası. * Çok süslü. * Gök yüzlü. |
| İZMİHLAL: | Bozulup gitmek. Perişan olmak. Yok olmak. Görünmez hale gelmek. |
| İZMİHRAR: | Surat asma. * (Yıldız) parıldama. * Kış mevsiminin şiddetli olması. |
| KİHAN Ü MİHAN: | Küçükler ve büyükler. |
| KÜNC-İ MİHEN: | Mihnet, sıkıntı ve ıztırab köşesi. |
| KÜRMİH: | f. Çivi, mıh. |
| LÂMİH: | (Lâmiha) (Lemh. den) Parlıyan, parıldıyan. Parlak. |
| MATAMİH: | (Matmah. C.) Göz dikilen şeyler. Göz dikilen yerler. |
| MEHN (MİHN): | Hizmet. * Mübtezellik, değersizlik. |
| MELAMİH: | (Lemha. C.) Lemhalar. Bir şeyin başka bir şeye benzeme noktaları. Güzellik ve çirkinlik eserleri. |
| MİHA: | Yaş değnek. |
| MİHAD: | Yer. Arz. * Beşik. * Döşeme. Döşek. |
| MİHADDE: | Baş ve yüz altına koydukları yastık. * Kazma. * Balta. |
| MİHAFFE: | Mahfe. Katır veya develerin sırtına konulan ve iki kişinin oturabileceği büyüklükte olan sepet. |
| MİHAH: | (Muhh. C.) Beyinler. * İlikler. |
| MİHAİL: | Resul-i Ekremin (A.S.M.) geleceğini haber veren ve bir ismi de Mişâil olan eski zaman Peygamberlerinden bir Zâttır. Kitabının 4. bab'ında: "Ahir zamanda bir ümmet-i merhume kaim olup, orda hakka ibadet etmek üzere, mübarek dağı ihtiyar ederler. Ve her iklimden oraya birçok halk toplanıp Rabb-ı Vâhide ibadet ederler. O'na şirk etmezler." diye bahsetmiştir.(İşte şu âyet, zâhir bir surette dünyanın en mübarek dağı olan Cebel-i Arafat ve orada her iklimden gelen hacıların tekbir ve ibadetlerini ve ümmet-i Merhume nâmıyla şöhret-şiar olan ümmet-i Muhammediyeyi (A.S.M.) tarif ediyor. M.) |
| MİHAK: | (Mahâk-Muhâk) Her arabi ayın son üç gecesi. |
| MİHAL: | Kuvvet. Azab. Ukubet. |
| MİHAMME: | Küçük bakır ibrik. |
| MİHAMME: | Yer süpürgesi. |
| MİHAN: | (Mihnet. C.) Mihnetler, sıkıntılar. |
| MİHAN: | (Mih. C.) Ulular, büyükler. |
| MİHANİKÎ KIRAET: | Kelimeleri, terkibleri doğru telâffuz etmekle beraber ezber dersi dinletiyormuş gibi çabuk çabuk okumaktır. Böyle okuyuş dinleyene bir şey anlatmaz. Ancak okuyanın mevzuu kavramış olduğunu anlatır. Öyle kıraet bir makinanın duygusuz işlemesine benzetilir. |
| MİHANİKİYYET: | yun. (Mihanik. den) Makine sanayiini ihate eden fen ve ilimler. Makine gibi cansız şeyler. * Cansız ve duygusuz fakat ahenkli hareket ve hareket kabiliyeti. |
| MİHAR: | (Mühür. C.) At yavruları. Taylar. |
| MİHAŞŞ(E): | Ot biçtikleri âlet. Orak ve tırpan. * Ot koydukları kap. |
| MİHATT: | Deriden kıl ve yün yolacak demir. |
| MİHAZ: | Çizme mahmuzu. |
| MİHBAZ: | (C.: Mehâbiz) Hallaç tokmağı. |
| MİHBEB: | Tâne tâne kesecek âlet. |
| MİHBERE: | (C.: Mehâbir) Mürekkep koydukları kap. |
| MİHCEM(E): | (C.: Mehâcim) Hacamat şişesi. * Çekip emmeğe mahsus âlet. |
| MİHDA: | İçine hediye konulan kap. |
| MİHEK: | f. Küçük çivi. * Karanfil. |
| MİHEN: | (Bak: Mihan) |
| MİHENK: | (Mihek) Altının ayarını anlamaya mahsus bir taş. Ölçü. İyiyi kötüyü ayıran, ayar âleti. * Mc: Bir insanın kıymetini, ahlâkını anlamaya yarayan vasıta. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| MİHA : | Yaş değnek. |
| MİA : | Günlük adı verilen zamk. |