Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
MİHR: (Bak: Mehr)
MİHRAB: Camide imamın namaz kılarken cemaatin önünde durduğu yer.
Şiddetli harbeden cengâver. Bahadır.
Evin şerefli yüksek yeri, çardak.
Meclisin sadrı ve ekrem mevzii.
Mc: Harb âleti.
Orman.
Melikin hususi makamı.
Mc: Şeytan ve hevâ ile muharebe edecek yer.
Ümit bağlanan yer.
MİHRAB-I CEMŞİD: Güneş, Şems.
MİHRACE: (Hind'ce: Mahraca) Hindistan'da Hindu dininden olan hükümdarların büyüklerine verilen ünvandır. Hindu kral.
MİHRAF: Hekimin yarayı muâyene ettiği âlet.
MİHRAK: Çok hareket eden.
Hareket âleti. Karıştıracak nesne.
MİHRAK: Fiz: Küre içi biçiminde (içbükey) bir aynaya müvâzi (paralel) gelen ışıkların, aksettikten sonra toplandıkları nokta. Yakıcı nokta.
Hareket merkezi.
MİHRAKÎ: Mihrak noktasına âit.
MİHRAK: (C.: Mehârik) Ağaç kılıç.
Yırtıp parçalayacak âlet.
MİHRAS: (C.: Mehâris) Dibek taşı.
MİHRAT: Tennur odunu karıştırdıkları âlet.
Çiftçi sabanı.
MİHRAT: (C.: Mehârit) Her yıl derisi kavlayıp soyulmak âdeti olan yılan.
MİHRBAN: f. Merhamet ve şefkat sahibi. Muhabbetli, sevimli, yumuşak huylu ve güleryüzlü.
MİHRBANÎ: f. Dostluk, muhabbet, sevgi.
MİHRE: f. Acemi ördekleri avlamak için su kenarlarına bağlanan ördek.
MİHREF: (C.: Meharif) İçine yemiş koydukları kap.
MİHREZ: İğne, ibre.
MİHRGAN: f. Sonbahar. Güz mevsimi.
Eski İranlıların iki büyük bayramlarından birinin adı.
MİHRNAZ: f. Naz güneşi. Çok nazlı.
İçerisinde 'MİHR' geçenler
BED-MİHR: f. İyilik etmiyen, insâniyetsiz.
BÎ-MİHR: f. Sevgisiz, şefkatsiz.
İZMİHRAR: Surat asma. * (Yıldız) parıldama. * Kış mevsiminin şiddetli olması.
MİHRAB: Camide imamın namaz kılarken cemaatin önünde durduğu yer. * Şiddetli harbeden cengâver. Bahadır. * Evin şerefli yüksek yeri, çardak. * Meclisin sadrı ve ekrem mevzii. * Mc: Harb âleti. * Orman. * Melikin hususi makamı. * Mc: Şeytan ve hevâ ile muharebe edecek yer. * Ümit bağlanan yer.
MİHRAB-I CEMŞİD: Güneş, Şems.
MİHRACE: (Hind'ce: Mahraca) Hindistan'da Hindu dininden olan hükümdarların büyüklerine verilen ünvandır. Hindu kral.
MİHRAF: Hekimin yarayı muâyene ettiği âlet.
MİHRAK: Çok hareket eden. * Hareket âleti. Karıştıracak nesne.
MİHRAK: Fiz: Küre içi biçiminde (içbükey) bir aynaya müvâzi (paralel) gelen ışıkların, aksettikten sonra toplandıkları nokta. Yakıcı nokta. * Hareket merkezi.
MİHRAKÎ: Mihrak noktasına âit.
MİHRAK: (C.: Mehârik) Ağaç kılıç. * Yırtıp parçalayacak âlet.
MİHRAS: (C.: Mehâris) Dibek taşı.
MİHRAT: Tennur odunu karıştırdıkları âlet. * Çiftçi sabanı.
MİHRAT: (C.: Mehârit) Her yıl derisi kavlayıp soyulmak âdeti olan yılan.
MİHRBAN: f. Merhamet ve şefkat sahibi. Muhabbetli, sevimli, yumuşak huylu ve güleryüzlü.
MİHRBANÎ: f. Dostluk, muhabbet, sevgi.
MİHRE: f. Acemi ördekleri avlamak için su kenarlarına bağlanan ördek.
MİHREF: (C.: Meharif) İçine yemiş koydukları kap.
MİHREZ: İğne, ibre.
MİHRGAN: f. Sonbahar. Güz mevsimi. * Eski İranlıların iki büyük bayramlarından birinin adı.
MİHRNAZ: f. Naz güneşi. Çok nazlı.
NA-MİHR-BAN: f. Vefasız, sevgisiz, muhabbetsiz.
NA-MİHR-BANÎ: f. Vefasızlık, sevgisizlik, muhabbetsizlik.
NOKTA-İ MİHRAKİYE: Yanma noktası. Odak noktası. * Çok Esmâ-i İlâhiyyenin tecellisinin toplandığı nokta.
PERTEV-İ MİHR: Güneş ışığı. Güneşin parlaklığı.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
MİHRAB : Camide imamın namaz kılarken cemaatin önünde durduğu yer. * Şiddetli harbeden cengâver. Bahadır. * Evin şerefli yüksek yeri, çardak. * Meclisin sadrı ve ekrem mevzii. * Mc: Harb âleti. * Orman. * Melikin hususi makamı. * Mc: Şeytan ve hevâ ile muharebe edecek yer. * Ümit bağlanan yer.
MÎH : f. Çivi, mıh. Kazık.
MİA : Günlük adı verilen zamk.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...