Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| MİNNET: | İyiliğe karşı duyulan şükür hissi. Birisine iyilik etmek. Yapılan iyilikleri sayarak başa kakmak. |
| MİNNETDAR: | f. Bir iyiliğe karşı minnet duyan. Yük altında kalır gibi birisinin iyiliğine karşı mahcubiyet. |
| MİNNETDARANE: | f. Minnetli olarak. Minnet eder surette. |
| MİNNETDARÎ: | f. Minnetdarlık. |
| MİNNETDİDE: | f. Minnet ve iyilik görmüş. |
| MİNNETKEŞ: | (C.: Minnetkeşân) f. Minnet altında bulunan. Minnet çeken. |
| MİNNETKEŞÂN: | (Minnetkeş. C.) Minnet altında bulunanlar, minnet çekenler. |
| MİNNETŞİNÂS: | (C.: Minnetşinâsân) İyilik tanıyan. Minnet bilir. |
| MİNNETŞİNÂSÎ: | f. İyilik tanıyıcılık, minnet bilirlik. |
| İçerisinde 'MİNNET' geçenler | |
| ARZ-I MİNNET: | Minnet gösterme. |
| EL-MİNNETÜ LİLLAH: | Minnet ancak Allah'ındır. "Ancak Allah'a minnet edilir." |
| MİNNETDAR: | f. Bir iyiliğe karşı minnet duyan. Yük altında kalır gibi birisinin iyiliğine karşı mahcubiyet. |
| MİNNETDARANE: | f. Minnetli olarak. Minnet eder surette. |
| MİNNETDARÎ: | f. Minnetdarlık. |
| MİNNETDİDE: | f. Minnet ve iyilik görmüş. |
| MİNNETKEŞ: | (C.: Minnetkeşân) f. Minnet altında bulunan. Minnet çeken. |
| MİNNETKEŞÂN: | (Minnetkeş. C.) Minnet altında bulunanlar, minnet çekenler. |
| MİNNETŞİNÂS: | (C.: Minnetşinâsân) İyilik tanıyan. Minnet bilir. |
| MİNNETŞİNÂSÎ: | f. İyilik tanıyıcılık, minnet bilirlik. |
| TAHMİL-İ MİNNET: | Birini minnet altında bırakma. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| MİNNETDAR : | f. Bir iyiliğe karşı minnet duyan. Yük altında kalır gibi birisinin iyiliğine karşı mahcubiyet. |
| MİN : | Arabçada harf-i cerrdir. 1- Mekân ve bir şeye başlamayı ifâde eder.Meselâ: $ "Haftadan haftaya" da olduğu gibi.2- Teb'iz için olur. Meselâ: $"Kim bir kavme benzemeğe özenirse onlardan sayılır" cümlesinde olduğu gibi. Bazılarını, bir kısmını ifâde ediyor. 3- Cinsi beyan için olur. Meselâ: $ "İşlediğiniz hayrı Allah bilir" cümlesinde "min" tebyine (açıklamaya) vesile oluyor.4- Bedel-i ivâz (karşılık) için olur. Meselâ: $ "Ahirete bedel, dünya hayatına râzı mı oldunuz" cümlesinde olduğu gibi.5- Tâlil (sebeb bildirmek) için olur. Meselâ: $ "Allah'tan korktuğu için ağlıyor." cümlesinde olduğu gibi. Önündeki kelime mef'ulün leh olur.6- İstiğrak ifadesi için olur. Gâyet, hiç bir, hiç... gibi. "Bize hiç bir yorgunluk dokunmadı" cümlesinde olduğu gibi. $ Bâzı fiiller mef'ul-ü bihini, "min" ile alır. Bu takdirde... den, dan... manası ile tercüme edilmez.7- Tahsis-i alel umum (katiyyet ifadesi) için olur. Bu da zâidedir. Meselâ: $ "Hiç kimse bana gelmedi" cümlesinde olduğu gibi. Bunlardan başka "min" harf-i icerri;fasıl mânasına, birbirine zıd iki kelimeden ikincisine dahil olur. Bâ-i cerreye, an $, fi $, ind $, alâ $'ya müradif olur. $ Rubbemâ, mânasına ve sıla olur. Lâm-ı zâide ve $ müz ve ba-i kasem yerinde de kullanılır. |
| MİA : | Günlük adı verilen zamk. |