Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| MA'D: | Taze hurma. Taze ot. Yumuşak. Yoğunluk, gılzat. Gitmek. Çekmek. |
| MA'DELE(T): | (Ma'dilet) Adalet eylemek. Hak ile hükmeylemek. Adalet yeri. |
| MA'DELE-İ ULYÂ: | Büyük adalet yeri, yüksek adaletle herkesin muhakemesi görülen yer. Huzur-u İlâhiyedeki adâlet. |
| MA'DELETGÜSTER: | f. İnsaflı, adaletli, vicdanlı ve doğru kimse. |
| MA'DELETKÂR: | f. Âdil, adaletli. |
| MA'DELETPERVER: | f. Doğru, insaflı, adaletli ve vicdanlı kimse. |
| MA'DEN: | Maden. Bir haslet veya hususiyetin kaynağı. Herşeyin aslî mekânı, menbâ ve me'hazı olan yer. Toprak, taş, kum gibi maddelerle karışık demir vesairelerin vaziyetlerine de maden denir. |
| MA'DENÎ: | Madenden yapılmış. Madenle alâkalı. |
| MA'DENİYAT: | Madenî oluşlar. Madenler. Madenden çıkan şeyler. Maden ilmi. |
| MA'DİL: | Sapılacak yer. Ma'dul. |
| MA'DİN: | (C: Meâdin) Hak Teâlâ'nın yerde halk ettiği. İkamet ettikleri mevzi. |
| MA'DUD: | Hesabedilen. Sayılan. Addedilen. Muayyen. Belli. |
| MA'DUDAT: | Yumurta gibi sayı ile satılıp alınan şeyler. |
| MA'DUM: | Mevcut olmayan. Yok olan. Yok. |
| MA'DUM-ÜL CİSİM: | Cismi olmayan. |
| MA'DUMAT: | Yok olanlar. Yokluklar. |
| MA'DUMAT-I HÂRİCİYYE: | İlm-i İlâhide olup, maddi vücudu olmayan şeyler. |
| MA'DUMAT-I MÜMKİNE: | Var olacağı ilm-i İlâhîde mâlum olup, henüz mevcud olmayan hâdisat. |
| MA'DUMİYET: | Yokluk, ma'dumluk, yok olma. |
| İçerisinde 'MA'D' geçenler | |
| İçerisinde 'MA'D' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| MÂ : | f. Biz mânasınadır. (Bak: Şahıs zamiri) * Mim ile elif harfinden ibâret "Mâ". Arabçada muhtelif isimleri vardır. Ve çeşitli mânalara gelir. Cansız şeylere işaret eder. "Şu nesne, o şey ki..." mânâlarına gelerek kelimelerle birleşir. Meselâ: (Mâ-ba'd: Sondaki, alttaki.) |