Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| MA'K: | (C: Emâık-Emâik) Derinlik. Sahradan bir taraf. |
| MA'K: | Ovmak. Tehir etmek, sonraya bırakmak. |
| MA'KAD: | Ahidnâme yapılan, anlaşma akdedilen yer. |
| MA'KAL: | (C: Meâkıl) Sığınacak ve saklanacak yer. Kale. |
| MA'KED: | (C: Meâkıd) Akdedecek yer. |
| MA'KES: | Akis yeri. Akseden yer. (Ayna güneşin ma'kesi olduğu gibi.) |
| MA'KIL: | Melce'. Sığınacak yer. |
| MA'KİD: | Düğüm yeri. Bağ. Akdedilecek yer. |
| MA'KUD: | (U, uzun okunur) Akdolunmuş, bağlanmış, düğümlü, bağlı. |
| MA'KUL: | Akla yakın, aklın kabul edeceği. |
| MA'KUL-ÜL-MA'NA: | Bir sebebe, illete ve maslahata dayanan şer'i mesele. (Fakat, hakiki sebeb ise emr-i İlâhidir.) Bir hikmete ve bir maslahata binâen tercih edilmiş veya o hükmün teşriine müreccih olmuş olan şer'i mes'ele. (Bak: Taabbüdi) |
| MA'KULAT: | (Ma'kul. C.) Aklın uygun bulduğu, ancak akıl ile bilinir ve nakle müstenid olmayan meseleler ve ilimler. (Bak: Akliyat) |
| MA'KULE: | Diyet. |
| MA'KULİYET: | Akla uygunluk, mantıki oluş. Menkul olmayış. |
| MA'KUM: | Kapalı. |
| MA'KUS(E): | Tersine dönmüş, aksetmiş, başaşağı çevrilmiş, zıddı. Uğursuz. |
| MA'KUSEN: | Ters olarak, aksine, zıddına olarak. |
| MA'KUSEN MÜTENASİB: | Mat: Tersine olan müvâzene. Yâni, birbirine nisbet edilen iki şeyden, biri çoğaldığı oranda diğerinin eksilmesi veya birinin azaldığı nisbetinde diğerinin çoğalması. Ters orantılı. |
| MA'KUSİYET: | Terslik, zıdlık, aksilik. |
| İçerisinde 'MA'K' geçenler | |
| İçerisinde 'MA'K' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| MÂ : | f. Biz mânasınadır. (Bak: Şahıs zamiri) * Mim ile elif harfinden ibâret "Mâ". Arabçada muhtelif isimleri vardır. Ve çeşitli mânalara gelir. Cansız şeylere işaret eder. "Şu nesne, o şey ki..." mânâlarına gelerek kelimelerle birleşir. Meselâ: (Mâ-ba'd: Sondaki, alttaki.) |