Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| MA'L: | Evmek, acele etmek, tez tez gitmek. Alıp kaçmak. |
| MA'LAT: | (C.: Maâli) Derin ve yüksek fikir. Ululuk, şeref, itibar. |
| MA'LEB: | (C.: Meâlib) Oyun yeri. |
| MA'LEF: | (C.: Maâlif) Ot ve saman gibi hayvan yemi konan yer. Samanlık. |
| MA'LEM: | (C.: Maâlim) Eser, iz, nişan, alâmet. |
| MA'LUFE: | Yulaf verilen davar. |
| MA'LUL: | İlletli, hasta, sakat, kötürüm. Harpte bir uzvunu kaybetmiş gazi. |
| MA'LULEN: | Mâlul olarak, sakat olarak. |
| MA'LULÎN: | (Ma'lul. C.) Sakatlar. Hastalıklı ve illetli kimseler. |
| MA'LULİYET: | Hastalıklı olma, illetlilik. |
| MA'LUM: | Resul-i Ekrem'in (A.S.M.) bir nâmıdır. Onun geleceği, melekler, resuller ve nebiler tarafından mâlum olduğundan ve dünyaya teşriflerinden evvel kendilerinin ta'zim edilmesi ve ona intisab dileklerinden dolayı bu isim verilmiştir. Bilinen, belli olan. |
| MA'LUMAT: | Bilinen şeyler, bilinenler. Bir iş veya mevzu hakkındaki bilgiler. |
| MA'LUMAT-I CÜZ'İYE: | Az ve hafif bilgi. Cüz'i mâlumât. |
| MA'LUMAT-I ZARURİYE: | Lüzumlu ve zaruri mâlumat. |
| MA'LUMATFÜRUŞ: | f. Mâlumat ve bilgi satan. Bilgiçlik taslıyan. |
| MA'LUMİYET: | Ma'lumluk. Bilinme, belli olma. Bilinen ve belli olan şeyin hâl ve sıfâtı. |
| İçerisinde 'MA'L' geçenler | |
| İçerisinde 'MA'L' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| MÂ : | f. Biz mânasınadır. (Bak: Şahıs zamiri) * Mim ile elif harfinden ibâret "Mâ". Arabçada muhtelif isimleri vardır. Ve çeşitli mânalara gelir. Cansız şeylere işaret eder. "Şu nesne, o şey ki..." mânâlarına gelerek kelimelerle birleşir. Meselâ: (Mâ-ba'd: Sondaki, alttaki.) |