Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| MA'Z: | Keçi. Karaca. |
| MA'Z: | Çekmek. |
| MA'ZAD: | Alemi, giyen kişinin pazusuna gelen alemli elbise. |
| MA'ZEL: | (C: Meâzil) Irak, uzak, baid. |
| MA'ZERET: | Elde olmadan suç, kabahat işleme. Mücbir sebeblerini söyleyerek yardım dileme. Özür dileme. |
| MA'ZERETCU: | f. Özür arıyan. |
| MA'ZERETHÂH: | f. Özür dileyen. Afvedilmesini isteyen. |
| MA'ZERETMEND: | f. Özürlü, kusurlu. Mazeretli. |
| MA'ZİL: | Ayrı. Ayrı bir yer. Uzak. Baid. |
| MA'ZİRE: | (C: Meâzir) Özür etmek. |
| MA'ZUB: | Kötürüm kimse. |
| MA'ZUL: | (Azl. den) İşinden çıkarılmış, kovulmuş, azledilmiş. |
| MA'ZULEN: | Azledilmiş olarak. İşinden çıkarılmış olarak. |
| MA'ZULÎN: | (Ma'zul. C.) İşinden çıkarılmış olan kimseler. Azledilmişler. |
| MA'ZULİYET: | Azledilme hâli. Açıkta kalınış. |
| MA'ZUR: | Özürlü. Özrü olan. |
| MA'ZURİYYET: | Ma'zurluk. Özürlülük. |
| MA'ZUZ: | Katı, şiddetli, şedid. |
| İçerisinde 'MA'Z' geçenler | |
| İçerisinde 'MA'Z' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| MÂ : | f. Biz mânasınadır. (Bak: Şahıs zamiri) * Mim ile elif harfinden ibâret "Mâ". Arabçada muhtelif isimleri vardır. Ve çeşitli mânalara gelir. Cansız şeylere işaret eder. "Şu nesne, o şey ki..." mânâlarına gelerek kelimelerle birleşir. Meselâ: (Mâ-ba'd: Sondaki, alttaki.) |