Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
MAİN: Saf, akar su.
Göz önünde akan su.
Cennet şerbeti.
Zâhir, görünen.
Göz değmiş, nazar değmiş.
MAİN MEHİN: Zayıf, hakir su.
Meni.
İçerisinde 'MAİN' geçenler
ECMAİN: Hepsi, cümlesi.
KEMAİN: (Kemin. C.) Pusuya gizlenmiş adamlar.
MAİN MEHİN: Zayıf, hakir su. * Meni.
MUTMAİNN(E): İtmi'nanlı. İçi rahat. Müsterih. Şüphesi kalmamış. Emin.
MUTMAİNÂNE: f. Şüphesizce. Rahatlık ve emniyet içinde olarak.
NEFS-İ MUTMAİNNE: İyiliği kötülükten ayırt ettirerek insanlık vazifesini tanıttıran ve vicdanına rahatlık veren hâl. İnsanı Allah'a yaklaştıran hâl. Günaha meyleden kötü sıfatlardan temizlenmiş ve güzel ahlâk ile muttasıf olarak kurb-u İlâhiye itmi'nan ve istikrar kazanmış olan insan iradesi. Nefsin, Allah'ın emirleri altına sakin ve şehevâta muâraza ederek ıztırabdan kurtulmuş olma hâli.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
MAİN MEHİN : Zayıf, hakir su. * Meni.
MAÎ : Su cinsinden. Akıcı, su renginde, mâvi. Katı ve sert olmayıp su gibi, akıcı olan.
MÂ : f. Biz mânasınadır. (Bak: Şahıs zamiri) * Mim ile elif harfinden ibâret "Mâ". Arabçada muhtelif isimleri vardır. Ve çeşitli mânalara gelir. Cansız şeylere işaret eder. "Şu nesne, o şey ki..." mânâlarına gelerek kelimelerle birleşir. Meselâ: (Mâ-ba'd: Sondaki, alttaki.)
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...