Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
MAAL: Yükseklik. İlerilik. Şereflilik.
MAALCEMAA: (Maa-l-cemâe) Cemaatle beraber, cemaatle birlikte.
MAALEM: İz. Eser. Nişân.
Dinî mes'ele.
MAAL-ESEF: Yazık ki. Maalesef.
MAAL-FARZ: Farzedilerek. Doğruluğu kabul edilmekle. Kabul edilmiş sayılmakla.
MAAL-FARIK: Yanlış olarak. Farklı olarak. Farklı olmakla beraber.
MAAL-GAYR: Başkası ile birlikte. Gayrısı ile.
MAALÎ: şerefler. Yükseklikler.
Yüksek fikirler.
şerefli vazifeler.
MAALİF: (Ma'lef. C.) Ot, saman gibi yem konan yerler. Samanlıklar.
MAAL-İFTİHAR: İftiharla. Sevinerek. Kemal-i şevk ile.
MAALİM: (Ma'lem. C.) Dinî inançlara, itikadlara dair mes'eleler.
İzler. Nişanlar. Eserler.
MAALİYAT: İnsan aklının yetişemediği veya zor yetiştiği yüksek fikir ve derin bilgiler.
MAAL-KERAHE: Kerih, çirkin, kötü olmakla beraber. Kerahetle beraber. Mekruh olarak.
MAAL-KİFAYE: Kâfi olmakla, yetmekle beraber.
MAAL-MEMNUNİYYE: Memnun olmak suretiyle. İsteyerek. Gönül rızası ile. Memnuniyetle.
İçerisinde 'MAAL' geçenler
İDRAK-İ MAÂLÎ: Büyük mes'eleleri ve sırları kavramak, akıl erdirmek.
İFNA-Yİ MAÂL: Malını sarfetme, malını ifnâ etme.
KIYAS-I MAALFÂRIK: Birbirine benzemiyen şeyler arasında yapılan kıyas. Yani, doğru olmayan ve hakikata uymayan mukayese.
MAALCEMAA: (Maa-l-cemâe) Cemaatle beraber, cemaatle birlikte.
MAALEM: İz. Eser. Nişân. * Dinî mes'ele.
MAAL-ESEF: Yazık ki. Maalesef.
MAAL-FARZ: Farzedilerek. Doğruluğu kabul edilmekle. Kabul edilmiş sayılmakla.
MAAL-FARIK: Yanlış olarak. Farklı olarak. Farklı olmakla beraber.
MAAL-GAYR: Başkası ile birlikte. Gayrısı ile.
MAALÎ: şerefler. Yükseklikler. * Yüksek fikirler. * şerefli vazifeler.
MAALİF: (Ma'lef. C.) Ot, saman gibi yem konan yerler. Samanlıklar.
MAAL-İFTİHAR: İftiharla. Sevinerek. Kemal-i şevk ile.
MAALİM: (Ma'lem. C.) Dinî inançlara, itikadlara dair mes'eleler. * İzler. Nişanlar. Eserler.
MAALİYAT: İnsan aklının yetişemediği veya zor yetiştiği yüksek fikir ve derin bilgiler.
MAAL-KERAHE: Kerih, çirkin, kötü olmakla beraber. Kerahetle beraber. Mekruh olarak.
MAAL-KİFAYE: Kâfi olmakla, yetmekle beraber.
MAAL-MEMNUNİYYE: Memnun olmak suretiyle. İsteyerek. Gönül rızası ile. Memnuniyetle.
MÜTEKELLİM-İ MAALGAYR: Konuşan kimsenin kendisinin de içinde bulunduğu bir cemaata ait fiili ifade eden kelimelerin sigasıdır. Okuduk, yazıyoruz, gideceğiz, çalışmışız... gibi. (Bak: Mütekellim-i vahde)(Fert mütekellim-i vahde olsa, müsamahası ve fedakârlığı amel-i sâlihtir. Mütekellim-i maalgayr olsa, hıyanettir, amel-i tâlihtir. Bir şahıs kendi nâmına hazm-ı nefs eder, tefahür edemez; millet namına tefahür eder, hazm-ı nefs edemez. M.)
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
MAALCEMAA : (Maa-l-cemâe) Cemaatle beraber, cemaatle birlikte.
MAA : (Beraber) mânasında bir kelime olup, iki türlü kullanılır:1- İzafetle (tamlama hâlinde):a) Zarf olarak: (Celestü maa zeydin: Zeyd ile beraber oturdum)b) Sıla (cümlecik) olarak: (Musaddıkan lima maaküm: Sizdekini tasdik ederek)c) Haber olarak: (Vehüve maahüm: O, onlarla beraberdir.)2- İzafetsiz: Bu takdirde tenvinlenir ve hâl olarak bulunur: (Caû maan: Beraber geldiler.)
MÂ : f. Biz mânasınadır. (Bak: Şahıs zamiri) * Mim ile elif harfinden ibâret "Mâ". Arabçada muhtelif isimleri vardır. Ve çeşitli mânalara gelir. Cansız şeylere işaret eder. "Şu nesne, o şey ki..." mânâlarına gelerek kelimelerle birleşir. Meselâ: (Mâ-ba'd: Sondaki, alttaki.)
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...