| Kelime | Anlam |
|---|
| MAAN: | Birlikte. Beraber. |
| MAAN: | Menzil, mekân. |
| MAANÎ: | (Mâna. C.) Mânalar. Belâgatın üç şubesinden biri. Lafzın muktezâ-yı hâl ve makama uygunluğuna mahsus bir ilim adı. (Bak: Belâgat) |
| MAANÎ-İ KUDSİYYE: | Kudsi mânâlar. |
| MAANÎ-İ MEDLULE: | Anlaşılan mânâlar. |
| MAANÎ-İ MUKADDESE: | Mukaddes mânâlar. |
| MAANÎ-İ MÜTEZAHİME: | Bir kelimenin çok mânaya gelip birbiri ile yarışma hâli. |
| MAANÎ-İ SÂNEVİ: | İkinci derecedeki mânâlar. İşarî, mecazî, remzî mânâlar gibi. |
| MAANÎ-İ ÛLÂ: | Evvelki mânâlar, vesileler. |
| İçerisinde 'MAAN' geçenler |
|---|
| BEDİ-İ PÜR-MAÂNÎ: | Çok mânâları bulunup bedi' olan. Çok mânaların bedi' ve güzel oluşu. |
| MAANÎ: | (Mâna. C.) Mânalar. * Belâgatın üç şubesinden biri. Lafzın muktezâ-yı hâl ve makama uygunluğuna mahsus bir ilim adı. (Bak: Belâgat) |
| MAANÎ-İ KUDSİYYE: | Kudsi mânâlar. |
| MAANÎ-İ MEDLULE: | Anlaşılan mânâlar. |
| MAANÎ-İ MUKADDESE: | Mukaddes mânâlar. |
| MAANÎ-İ MÜTEZAHİME: | Bir kelimenin çok mânaya gelip birbiri ile yarışma hâli. |
| MAANÎ-İ SÂNEVİ: | İkinci derecedeki mânâlar. İşarî, mecazî, remzî mânâlar gibi. |
| MAANÎ-İ ÛLÂ: | Evvelki mânâlar, vesileler. |
| SEMAAN: | (Semaen) İşiterek, dinleyerek, dinlemek suretiyle. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| MAANÎ : | (Mâna. C.) Mânalar. * Belâgatın üç şubesinden biri. Lafzın muktezâ-yı hâl ve makama uygunluğuna mahsus bir ilim adı. (Bak: Belâgat) |
| MAA : | (Beraber) mânasında bir kelime olup, iki türlü kullanılır:1- İzafetle (tamlama hâlinde):a) Zarf olarak: (Celestü maa zeydin: Zeyd ile beraber oturdum)b) Sıla (cümlecik) olarak: (Musaddıkan lima maaküm: Sizdekini tasdik ederek)c) Haber olarak: (Vehüve maahüm: O, onlarla beraberdir.)2- İzafetsiz: Bu takdirde tenvinlenir ve hâl olarak bulunur: (Caû maan: Beraber geldiler.) |
| MÂ : | f. Biz mânasınadır. (Bak: Şahıs zamiri) * Mim ile elif harfinden ibâret "Mâ". Arabçada muhtelif isimleri vardır. Ve çeşitli mânalara gelir. Cansız şeylere işaret eder. "Şu nesne, o şey ki..." mânâlarına gelerek kelimelerle birleşir. Meselâ: (Mâ-ba'd: Sondaki, alttaki.) |