Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| MADDE: | Zahir duygularla hissedilen, ruhâni olmayıp, ağırlığı olan, cismâni bulunan. Asıl, esas, cevher, mâye. Bend, fıkra, kısım. İlm-i Kelâmda: His âzâmız üzerine bir takım muayyen ihtisâsât husule getiren veya getirebilen, her şey. Tıb: Çıbanın içinde hasıl olan yara. |
| MADDE-İ ACİNİYE: | Hamur gibi yoğurulmuş cisim. |
| MADDE-İ MUSAVVİRE: | Tıb: Kanın küreciklerinden başka gıda maddesinden olup, azot ve sair maddeleri içine alan sulu cisim. Canlı hücrelerin vücudunu teşkil eden ve içinde çoğunun çekirdek bulunan albüminli madde. Protoplazma. |
| MADDE-İ ULYÂ: | Kıymetli cevher maddesi, yüksek madde. Çok kıymetli şey. |
| MADDETEN: | Cismen. Madde ve cisim olarak. İş olarak, iş ile. Gözle görülür ve elle tutulur şekilde. |
| İçerisinde 'MADDE' geçenler | |
| AKMADDE: | Anatomi: Omuriliğin dış; beynin iç tabakasını meydana getiren sinir lifleri. Beyin hücrelerinin çoğunu, akmadde teşkil eder. |
| HAM MADDE: | Bir şeyin meydana getirilmesi için işlenilen ana maddelerden her biri. |
| HİKMET-İ MADDE: | İşin hikmeti. |
| MADDE-İ ACİNİYE: | Hamur gibi yoğurulmuş cisim. |
| MADDE-İ MUSAVVİRE: | Tıb: Kanın küreciklerinden başka gıda maddesinden olup, azot ve sair maddeleri içine alan sulu cisim. Canlı hücrelerin vücudunu teşkil eden ve içinde çoğunun çekirdek bulunan albüminli madde. Protoplazma. |
| MADDE-İ ULYÂ: | Kıymetli cevher maddesi, yüksek madde. Çok kıymetli şey. |
| MADDETEN: | Cismen. Madde ve cisim olarak. * İş olarak, iş ile. * Gözle görülür ve elle tutulur şekilde. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| MADDE-İ ACİNİYE : | Hamur gibi yoğurulmuş cisim. |
| MAD : | Yumuşak taze ot. |
| MÂ : | f. Biz mânasınadır. (Bak: Şahıs zamiri) * Mim ile elif harfinden ibâret "Mâ". Arabçada muhtelif isimleri vardır. Ve çeşitli mânalara gelir. Cansız şeylere işaret eder. "Şu nesne, o şey ki..." mânâlarına gelerek kelimelerle birleşir. Meselâ: (Mâ-ba'd: Sondaki, alttaki.) |