Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
MAHSUSA: Mahsus, hususi.
MAHSUSAT: Gözle görülen, hisle anlaşılan şeyler. (Ma'kulât'ın zıddı)
İçerisinde 'MAHSUSA' geçenler
EMANİ-İ MAHSUSA: Hususi arzular, özel maksatlar.
HATME-İ MAHSUSA: Hususi hatme. Kur'andan veya hadisten alınan muayyen duaları okuyup bitirmek.
İDARE-İ MAHSUSA: İlk adı "İdare-i Aziziye" olan devlet vapur işletme dairesi.
KAZİYE-İ MAHSUSA: Man: Mevzuu yalnız bir fertten ibaret olup da hüküm onun üzerine olan kaziyyedir. Buna Kaziye-i şahsiyye dahi denir. "İstanbul en büyük şehirlerin birincisidir" gibi.
MAHSUSAT: Gözle görülen, hisle anlaşılan şeyler. (Ma'kulât'ın zıddı)
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
MAHSUSAT : Gözle görülen, hisle anlaşılan şeyler. (Ma'kulât'ın zıddı)
MAHSUS : Duyulmuş. Hissedilmiş. Derk olunmuş. Duyulan. * Aşikâr, belli, zâhir, meydanda.
MAHSUB : Sayılmış. Hesaplanmış. Hesabına kaydedilmiş. * Bir zata mensub kabul edilen.
MAHS : Hayaları çıkarılmış. İğdiş edilmiş.
MAH : Mahveden. * Resul-i Ekrem'in (A.S.M.) bazı kitablarda geçen bir ismidir. Nübüvvet ve risaletinin nuru, küfür karanlıklarını mahvettiğinden bu isim verilmiştir.
MÂ : f. Biz mânasınadır. (Bak: Şahıs zamiri) * Mim ile elif harfinden ibâret "Mâ". Arabçada muhtelif isimleri vardır. Ve çeşitli mânalara gelir. Cansız şeylere işaret eder. "Şu nesne, o şey ki..." mânâlarına gelerek kelimelerle birleşir. Meselâ: (Mâ-ba'd: Sondaki, alttaki.)
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...