| Kelime | Anlam |
|---|
| MAKİ: | Coğ: Çalı ve küçük ağaçlarla kaplı arazi. |
| MAKİD: | Kesilmeyen ve daimi olan. |
| MAKÎL: | Öğle uykusuna yatılacak yer. Kaylule yeri. Rahat edecek yer. Kuşluk uykusu. |
| MAKİNİST: | Makine ustası. Makineyi çalıştırmakla vazifeli kişi. |
| MAKİR: | Hile yapan. Mekreden. |
| MAKİS: | (Mâkise) Durup dinlenen, duraklayıp eğlenen. |
| MAKÎS: | (Kıyas. dan) Kıyas edilebilen. Benzetilebilen. |
| MAKİS: | Öşür ve vergi toplayan kimse. |
| MAKÎT: | Buğz edilmiş. Mebğuz. Nefret edilmiş, sevilmemiş, menfur. |
| MAKİYAN: | f. Tavuk. |
| İçerisinde 'MAKİ' geçenler |
|---|
| AHMAKÎ: | Akılsızlık, ahmaklık. |
| AHMAKİYET: | Ahmaklık, akılsızlık. |
| EMÂKİN: | (Mekân. C.) Yerler. Mekânlar. |
| EMÂKİN-İ MUKADDESE: | Mukaddes yerler, kutsal mekânlar. |
| FENN-İ MAKİNA: | Çeşitli makineler ve onların kısımlarının işleyişleri hakkında bilgi veren ilimler. Mihanikiyet. |
| HUMAKÎ: | (Ahmak. C.) Ahmaklar, salaklar. |
| MAKİD: | Kesilmeyen ve daimi olan. |
| MAKÎL: | Öğle uykusuna yatılacak yer. Kaylule yeri. Rahat edecek yer. Kuşluk uykusu. |
| MAKİNİST: | Makine ustası. Makineyi çalıştırmakla vazifeli kişi. |
| MAKİR: | Hile yapan. Mekreden. |
| MAKİS: | (Mâkise) Durup dinlenen, duraklayıp eğlenen. |
| MAKÎS: | (Kıyas. dan) Kıyas edilebilen. Benzetilebilen. |
| MAKİS: | Öşür ve vergi toplayan kimse. |
| MAKÎT: | Buğz edilmiş. Mebğuz. Nefret edilmiş, sevilmemiş, menfur. |
| MAKİYAN: | f. Tavuk. |
| SEMAKİL: | "Somak" ve "tadım" denilen ekşi taneler. |
| SUMMAKİ: | Gayet sert, değerli ve parlak olan bir taş. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| MAKİD : | Kesilmeyen ve daimi olan. |
| MAK : | (C: Amâk-Emâık) Göz pınarı. |
| MÂ : | f. Biz mânasınadır. (Bak: Şahıs zamiri) * Mim ile elif harfinden ibâret "Mâ". Arabçada muhtelif isimleri vardır. Ve çeşitli mânalara gelir. Cansız şeylere işaret eder. "Şu nesne, o şey ki..." mânâlarına gelerek kelimelerle birleşir. Meselâ: (Mâ-ba'd: Sondaki, alttaki.) |