Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
MAKBUL: (Makbule) Kabul olunan. Beğenilen. Sevablı.
MAKBUL-ÜŞ ŞAHÂDE: Şahâdeti kabul edilen. Şahidliği kabul edilmiş olan.
MAKBULİYET: Beğenilmişlik, makbullük.
MAKBUL: Ayağı bağlı olan.
İçerisinde 'MAKBUL' geçenler
İCAZ-I MAKBUL: Tazammun ve hazf ile olan icaz.
İMAN-I MAKBUL: Mü'minlerin imanı.
ITNAB-I MAKBUL: Bahsi iyice anlatmak için lüzumlu olan sözün uzatılması.
KAZAYA-YI MAKBULE: (Bak: Kaziye-i makbule)
KAZİYE-İ MAKBULE: Kabule mazhar olmuş hüküm ve iddia. İtimad edilir zâtların söyledikleri ve bu itimada binâen kabul edilen kaziyye.
MAKBUL-ÜŞ ŞAHÂDE: Şahâdeti kabul edilen. Şahidliği kabul edilmiş olan.
MAKBULİYET: Beğenilmişlik, makbullük.
NA-MAKBUL: f. Makbule geçmez, kabul olmayan. Kabul edilmeyen.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
MAKBUL-ÜŞ ŞAHÂDE : Şahâdeti kabul edilen. Şahidliği kabul edilmiş olan.
MAKBUH : Beğenilmeyen. Çirkin ve kabih görülen.
MAKBAH : (C: Mekâbih) Çirkin olmak. Çirkin olacak yer.
MAK : (C: Amâk-Emâık) Göz pınarı.
MÂ : f. Biz mânasınadır. (Bak: Şahıs zamiri) * Mim ile elif harfinden ibâret "Mâ". Arabçada muhtelif isimleri vardır. Ve çeşitli mânalara gelir. Cansız şeylere işaret eder. "Şu nesne, o şey ki..." mânâlarına gelerek kelimelerle birleşir. Meselâ: (Mâ-ba'd: Sondaki, alttaki.)
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...