Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
MASL: Tarhana.
Yoğurt ve süt içinde bulunan yeşilimsi su.
MASL-ÜD DEM: Kanın sulu kısmı.
MASLAHAT: İş, mes'ele.
Sulh yolu.
Fayda, maksad, keyfiyet. (Zıddı; mefsedettir)
MASLAHAT-I MÜRSELE: Şeriat tarafından ne itibar ve ne de ibtâl ve ilgâ edildiği mâlum olmayan bir mes'elenin maslahat üzere fakihler tarafından hükümlendirilmesi.
MASLAHATBÎN: f. İş yapabilen. İş görmesini bilen.
MASLAHATGÜZÂR: f. İş bilir.
Elçi vekili. Elçi namına işleri tâkible vazifeli kimse.
MASLAHATKÂRÂNE: f. Maslahata, işe ve maksada uygun surette.
MASLAHATŞİNÂS: f. İşten anlıyan, iş bilen.
MASLAK: Su yolu üzerinde bulunan su haznesi.
Dâima akan su borusu.
Büyük yalak.
MASLİYE: Tarhana çorbası.
Koruk aşı.
MASLUB: Salbolmuş, asılmış. Asılarak idam edilmiş.
MASLUBEN: Asılarak, asılmış olduğu hâlde. Asılma suretiyle.
İçerisinde 'MASL' geçenler
İDARE-İ MASLAHAT: Bir işi mümkün mertebe iyi-kötü yürütmek.
Lİ-MASLAHATİN: Maslahat için. İş icâbı.
Lİ-ECL-İL-MASLAHA: İş icabı, maslahat için.
MASL-ÜD DEM: Kanın sulu kısmı.
MASLAHAT: İş, mes'ele. * Sulh yolu. * Fayda, maksad, keyfiyet. (Zıddı; mefsedettir)
MASLAHAT-I MÜRSELE: Şeriat tarafından ne itibar ve ne de ibtâl ve ilgâ edildiği mâlum olmayan bir mes'elenin maslahat üzere fakihler tarafından hükümlendirilmesi.
MASLAHATBÎN: f. İş yapabilen. İş görmesini bilen.
MASLAHATGÜZÂR: f. İş bilir. * Elçi vekili. Elçi namına işleri tâkible vazifeli kimse.
MASLAHATKÂRÂNE: f. Maslahata, işe ve maksada uygun surette.
MASLAHATŞİNÂS: f. İşten anlıyan, iş bilen.
MASLAK: Su yolu üzerinde bulunan su haznesi. * Dâima akan su borusu. * Büyük yalak.
MASLİYE: Tarhana çorbası. * Koruk aşı.
MASLUB: Salbolmuş, asılmış. Asılarak idam edilmiş.
MASLUBEN: Asılarak, asılmış olduğu hâlde. Asılma suretiyle.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
MASL-ÜD DEM : Kanın sulu kısmı.
MAS : Yeyni, hafif kimse.
MÂ : f. Biz mânasınadır. (Bak: Şahıs zamiri) * Mim ile elif harfinden ibâret "Mâ". Arabçada muhtelif isimleri vardır. Ve çeşitli mânalara gelir. Cansız şeylere işaret eder. "Şu nesne, o şey ki..." mânâlarına gelerek kelimelerle birleşir. Meselâ: (Mâ-ba'd: Sondaki, alttaki.)
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...