Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| MASS: | Emmek. Bir şeyi eme eme içmek. |
| MASS: | (Mâssa) Emici, massedici. |
| MASS: | Yakın olan. Dokunan. Değen. |
| MASSA: | Maraz, hastalık. Zahmet. |
| MASSETMEK: | Emmek, emerek içmek. |
| İçerisinde 'MASS' geçenler | |
| MASSA: | Maraz, hastalık. * Zahmet. |
| MASSETMEK: | Emmek, emerek içmek. |
| MÜMASSAR: | Sarı ile boyanmış nesne. |
| MÜMASSE: | Birbirine değme. Dokunma, temâs etme. |
| MÜTEMASS: | Temas eden, dokunan, değen. |
| TEMASS: | (Mess. den) Yan yana bulunma. * Birbirine değme. * Münasebette bulunma. |
| TEMASSUR: | Davarın memesinde kalan sütü sağmak. |
| TEMASSUS: | Emmek. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| MASSA : | Maraz, hastalık. * Zahmet. |
| MAS : | Yeyni, hafif kimse. |
| MÂ : | f. Biz mânasınadır. (Bak: Şahıs zamiri) * Mim ile elif harfinden ibâret "Mâ". Arabçada muhtelif isimleri vardır. Ve çeşitli mânalara gelir. Cansız şeylere işaret eder. "Şu nesne, o şey ki..." mânâlarına gelerek kelimelerle birleşir. Meselâ: (Mâ-ba'd: Sondaki, alttaki.) |