Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
MAUN: Eve lâzım şeyler. Ev eşyası.
Malın zekâtı.
Ufak tefek ihtiyaçlar.
Nefaseti sebebi ile (nefsin çok hoşuna gittiğinden) kimseye verilmek istenmeyen şey.
MÂUN SURESİ: Kur'an-ı Kerim'in 107. Suresidir. "Eraeyte Suresi" de denir.
MAUN: Yardım, imdat.
Taat. İnkiyad. İtaat.
MAUNE: Mavna. Yük taşıyan büyük kayık.
MAUNET: Yardım. İmdat.
Azık. Yol yiyeceği.
Cenab-ı Hakk'ın salih kullarına olan imdadı, inayeti.
Huk: Masarif.
İçerisinde 'MAUN' geçenler
MÂUN SURESİ: Kur'an-ı Kerim'in 107. Suresidir. "Eraeyte Suresi" de denir.
MAUNE: Mavna. Yük taşıyan büyük kayık.
MAUNET: Yardım. İmdat. * Azık. Yol yiyeceği. * Cenab-ı Hakk'ın salih kullarına olan imdadı, inayeti. * Huk: Masarif.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
MÂUN SURESİ : Kur'an-ı Kerim'in 107. Suresidir. "Eraeyte Suresi" de denir.
MAUK : şer, yaramaz.
MÂ : f. Biz mânasınadır. (Bak: Şahıs zamiri) * Mim ile elif harfinden ibâret "Mâ". Arabçada muhtelif isimleri vardır. Ve çeşitli mânalara gelir. Cansız şeylere işaret eder. "Şu nesne, o şey ki..." mânâlarına gelerek kelimelerle birleşir. Meselâ: (Mâ-ba'd: Sondaki, alttaki.)
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...