Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
MAZA: (Mezâ) Geçti (mânasına fiil).
MAZACI': (Mazca. C.) Kabirler, mezârlar.
MAZACİR: (Mazcer. C.) Gönül daralacak ve sıkıntılı yerler.
MAZAĞ: Çiğnenecek veya çiğnedikleri yemek.
MAZAHİR: (Mazhar. C.) Mazharlar. Eşyanın görüldüğü, çıktığı yerler.
Nâil olmalar.
Şereflenmeler.
MAZAK: Darlık.
MAZALİM: (Mazleme. C.) Haksızlık ve adaletsizlikler. Zulümler.
Adâlet dâiresi.
MAZALLE: Yol aranılan yer.
MAZALLE: (C.: Mazâil) (Zıll. dan) Gölgelik yer.
MAZALLENİŞİN: f. Gölgelikte oturan.
MAZA MA MAZA: Olan oldu. Geçen geçti.
MAZAMÎN: (Mazmun. C.) Mânâlar, mefhumlar, kavramlar.
Ödenmesi gereken şeyler.
Cinaslı, nükteli sözler.
MAZANNE: (Mazınne) Zannolunduğu yer. Zan götüren.
Ermiş sanılan.
MAZANNE-İ HAYR: Kendisinden yalnız iyilik umulan kimse.
MAZANNE-İ SU': Kendisinden ancak kötülük beklenen kimse.
MAZARR: Zararlar, ziyanlar. Mazarrât.
MAZARRA: Meşakkat, zahmet.
Ziyân.
MAZARRAT: Zararlar. Ziyanlar. Mazârr.
MAZAYIK: (Mazîk. C.) Zor güç işler.
Sıkıntılı ve dar yerler.
MAZAZ: Musibet, felâket ve belâ acısı.
Acıma, üzülme, kederlenme.
MAZALLENİŞİN: f. Gölgelikte oturan.
İçerisinde 'MAZA' geçenler
EVAHİR-İ RAMAZAN: Ramazan ayının sonları, son günleri.
GAMAZA (GUMUZA): Çukur, çukurluk. * Sözün anlaşılmasını zorlaştırmak.
GAMMAZANE: f. Fitnecilikle, gammazlıkla, koğuculukla.
HULUL-İ RAMAZAN: Ramazan ayının gelmesi.
İNTİSAF-I RAMAZAN: Ramazan ayının ortası.
MAZACI': (Mazca. C.) Kabirler, mezârlar.
MAZACİR: (Mazcer. C.) Gönül daralacak ve sıkıntılı yerler.
MAZAĞ: Çiğnenecek veya çiğnedikleri yemek.
MAZAHİR: (Mazhar. C.) Mazharlar. Eşyanın görüldüğü, çıktığı yerler. * Nâil olmalar. * Şereflenmeler.
MAZAK: Darlık.
MAZALİM: (Mazleme. C.) Haksızlık ve adaletsizlikler. Zulümler. * Adâlet dâiresi.
MAZALLE: Yol aranılan yer.
MAZALLE: (C.: Mazâil) (Zıll. dan) Gölgelik yer.
MAZALLENİŞİN: f. Gölgelikte oturan.
MAZA MA MAZA: Olan oldu. Geçen geçti.
MAZAMÎN: (Mazmun. C.) Mânâlar, mefhumlar, kavramlar. * Ödenmesi gereken şeyler. * Cinaslı, nükteli sözler.
MAZANNE: (Mazınne) Zannolunduğu yer. Zan götüren. * Ermiş sanılan.
MAZANNE-İ HAYR: Kendisinden yalnız iyilik umulan kimse.
MAZANNE-İ SU': Kendisinden ancak kötülük beklenen kimse.
MAZARR: Zararlar, ziyanlar. Mazarrât.
MAZARRA: Meşakkat, zahmet. * Ziyân.
MAZARRAT: Zararlar. Ziyanlar. Mazârr.
MAZAYIK: (Mazîk. C.) Zor güç işler. * Sıkıntılı ve dar yerler.
MAZAZ: Musibet, felâket ve belâ acısı. * Acıma, üzülme, kederlenme.
MAZMAZA: Gusül veya abdest alırken, elleri yıkadıktan sonra üç kere ağız dolusu su alıp ağızda çalkalamak.
MÜMAZAHA: Lâtife yapma, şakalaşma.
MÜMAZAKA: Dostluk hususunda riyâ gösterme.
MAZALLENİŞİN: f. Gölgelikte oturan.
RAMAZAN: Mübarek ayların en mühimmi ve mübarek üç ayların sonuncusu. Kur'an-ı Kerim'in nâzil olmağa başladığı oruç ayı. Arabî ve Kamerî olan takvime göre 9. ay. Oruç tutanın günahlarını yaktığı, mahveylediği için bu isim verildiği rivayet edilir.(Ramazan-ı Şerif'te mü'minler, derecatına göre ayrı ayrı nurlara, feyizlere, mânevi sürurlara mazhar oluyorlar. Kalb ve ruh, akıl, sır gibi letâifin o mübârek ayda oruç vasıtasiyle çok terakkiyat ve tefeyyüzleri vardır. Midenin ağlamasına rağmen onlar masumâne gülüyorlar. M.)(İşte Ramazan-ı Şerif, âdeta bir âhiret ticareti için gayet kârlı bir meşher, bir pazardır. Ve uhrevi hasılat için gâyet münbit bir zemindir. Ve neşv ü nema-i a'mâl için, bahardaki mah-i nisandır. Saltanat-ı Rububiyet-i İlâhiyeye karşı ubudiyet-i beşeriyenin resm-i geçit yapmasına en parlak, kudsi bir bayram hükmündedir. Ve öyle olduğundan yemek, içmek gibi nefsin gafletle hayvani hâcatına ve mâlâyani ve hevâperestane müştehiyata girmemek için oruçla mükellef olmuş. Güya muvakkaten hayvaniyetten çıkıp melekiyet vaziyetine veyahut âhiret ticaretine girdiği için, dünyevi hâcâtını muvakkaten bırakmakla uhrevi bir adam ve tecessüden tezahür etmiş bir ruh vaziyetine girerek, savmı ile Samediyete bir nevi âyinedarlık etmektir. Evet, Ramazan-ı Şerif; bu fani dünyada, fani ömür içinde ve kısa bir hayatta bâki bir ömür ve uzun bir hayat-ı bakiyeyi tazammun eder, kazandırır.Evet bir tek Ramazan, seksen sene bir ömür semeratını kazandırabilir. Leyle-i Kadir ise nass-ı Kur'ân ile bin aydan daha hayırlı olduğu, bu sırra bir hüccet-i katıadır. M.)
RAMAZANİYE: Ramazana ait. Ramazan hakkında. * Ramazan ayına dair medhiye veya kaside.
ŞEHR-İ RAMAZAN: Ramazan ayı. Oruç ayı.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
MAZACI' : (Mazca. C.) Kabirler, mezârlar.
MAZ' : Çiğnemek.
MÂ : f. Biz mânasınadır. (Bak: Şahıs zamiri) * Mim ile elif harfinden ibâret "Mâ". Arabçada muhtelif isimleri vardır. Ve çeşitli mânalara gelir. Cansız şeylere işaret eder. "Şu nesne, o şey ki..." mânâlarına gelerek kelimelerle birleşir. Meselâ: (Mâ-ba'd: Sondaki, alttaki.)
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...