Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| MEDİ: | (C: Emdiye) Bir yerde birikip toplanmış su. |
| MEDİBB: | Selin aktığı yer. |
| MEDİD: | Devamlı. Çok uzun süren. Uzatılmış. Çekilmiş. |
| MEDÎH: | Keskin. |
| MEDÎH: | (Medh. den) Övmeye ve medhetmeye sebeb olan şey. Övme mevzuu. |
| MEDİHA: | Medih için yazılan kaside, övme. |
| MEDİHAGÛ: | f. Medheden, öven. |
| MEDİHASENC: | f. Medihnâme yazan, övücü yazılar yazan. |
| MEDÎN: | Borçlu. Kul, köle, abd. |
| MEDİNE: | Şehir. Hicazda Hz. Peygamberin (A.S.M.) türbesi bulunan şehirdir. Buranın İslâmiyyetten evvel ismi "Yesrib" idi. |
| MEDİNE-İ MÜNEVVERE: | Nurlu, nurlanmış şehir. |
| MEDİNE-İ SELÂM: | Bağdat şehri. |
| MEDİNET-ÜN NEBİ: | Eski ismi Yesrib olan ve Peygamberimiz Hz. Muhammedin (A.S.M.) türbesinin bulunduğu Medine şehri. |
| İçerisinde 'MEDİ' geçenler | |
| ÂMÂL-İ SERMEDÎ: | Sermediyete âit arzu ve emeller. Cennete, ebediyyete dâir dilek ve temenniler. |
| ÂMEDÎ: | f. Geliş. |
| ÂMEDİYE: | f. Gümrük vergisi. |
| CEMEDÎ: | (Cemed. den) Buz gibi, çok soğuk, bârid. |
| CEM'İYET-İ MUHAMMEDÎ: | (Bak: İttihad-ı Muhammedî Cemiyeti) |
| FİLMEDİNE(Tİ): | (Fi-l-Medine(ti)) : Medine şehrinde. |
| GÜL-Ü MUHAMMEDÎ (A.S.M.): | Kırmızı renkte bir gül çeşitidir. ("Keşfül Hafa" isimli hadîs kitabının 1, cilt, 302. Sahifesinde, mezkur gül hakkındaki rivayetlerin sıhhatleri üzerinde durulmaktadır.) |
| GÜLBANK-İ MUHAMMEDÎ (A.S.M.): | Ezan. |
| HOŞÂMEDÎ: | Hoş geldin demek, hoş geldine gitmek. |
| HOŞÂMEDÎ: | Hoş geldin demek, hoş geldine gitmek. |
| İTTİHAD-I MUHAMMEDÎ CEMİYETİ: | Süheyl Paşa, Mehmed Sadık, Ferik Rıza Paşa, Derviş Vahdeti ve arkadaşları tarafından İstanbul'da 5 nisan 1909 tarihinde kurulan bir cemiyettir. |
| KOMEDİ: | yun. Cemiyetin gülünç ve kusurlu hâllerini ortaya koyan tiyatro eseri. * Uydurma, yapmacık hareket veya söz. * Gülünecek hareketler. |
| KOMEDİYEN: | İki yüzlü, riyakârlık gösteren. * Komedi oynayan tiyatro oyuncusu. Maskara. |
| MEDİBB: | Selin aktığı yer. |
| MEDİD: | Devamlı. Çok uzun süren. * Uzatılmış. Çekilmiş. |
| MEDÎH: | Keskin. |
| MEDÎH: | (Medh. den) Övmeye ve medhetmeye sebeb olan şey. Övme mevzuu. |
| MEDİHA: | Medih için yazılan kaside, övme. |
| MEDİHAGÛ: | f. Medheden, öven. |
| MEDİHASENC: | f. Medihnâme yazan, övücü yazılar yazan. |
| MEDÎN: | Borçlu. * Kul, köle, abd. |
| MEDİNE: | Şehir. * Hicazda Hz. Peygamberin (A.S.M.) türbesi bulunan şehirdir. Buranın İslâmiyyetten evvel ismi "Yesrib" idi. |
| MEDİNE-İ MÜNEVVERE: | Nurlu, nurlanmış şehir. |
| MEDİNE-İ SELÂM: | Bağdat şehri. |
| MEDİNET-ÜN NEBİ: | Eski ismi Yesrib olan ve Peygamberimiz Hz. Muhammedin (A.S.M.) türbesinin bulunduğu Medine şehri. |
| MU'CİZAT-I AHMEDİYE (A.S.M.): | Hz. Muhammed'in (A.S.M.) mu'cizeleri. (Bak: Mu'cize) |
| MUHAMMEDÎ: | Hz. Muhammed'e (A.S.M.) mensub olan. Müslüman. (Ecnebi dillerinde geçen bu mânadaki tabirlere göre Muhammedî, Muhammedîlik: Müslüman ve Müslümanlık mânasına gelmektedir.) |
| MUHAMMEDİYYUN: | Müslümanlar. Hz. Muhammed'in (A.S.M.) ümmetinden olanlar. |
| MÜDDET-İ MEDİDE: | Uzun zaman, uzun müddet. |
| NEMEDÎN: | f. Keçeden yapılma. |
| SAMEDİYET: | Allah'ın (C.C.) hiç bir şeye muhtaç olmadığı gibi hazinesinden hiçbir şey eksilmemesi ve kudretine de hiç bir şey ağır gelmemesi. |
| SAYE-İ MEDİD: | Uzun gölge. |
| SERMEDÎ: | Daimî, ebedî, sürekli. |
| SERMEDİYET: | Daimlik, süreklilik. Sonsuzluk, ebedîlik. * Rabbanîlik ve uluhiyyet. |
| ZEMAN-I MEDİDE: | Pek uzun zaman. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| MEDİBB : | Selin aktığı yer. |
| MEDA : | Mesafe, nihâyet. Son. |
| MEAB : | Dönülecek yer. Sığınılacak yer. Melce'. |