Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| MEDA: | Mesafe, nihâyet. Son. |
| MEDACİ': | Yatacak yerler. (Bak: Madcâ') |
| MEDAFİ': | (Medfa. C.) Ask: Toplar. |
| MEDAFİN: | (Medfen. C.) Mezarlar, kabirler. Gömülecek, defnolunulacak yerler. |
| MEDAHEK: | (Bak: Madhek-Mudhike) |
| MEDAHİL: | (Medhal. C.) Girişler. Girilecek yerler. |
| MEDAİH: | Medhetmeler. Övmeler. Medhedişler. |
| MEDAİN: | (Medayin) Şehirler, medineler. Büyük memleketler. Şimdi harabe olup İslâmiyyetten evvel yaşamış Kisralıların Nuşirevan zamanında kurdukları merkez-i hükümetleri olan büyük şehir. Peygamber Hz. Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm'ın doğduğu gece bu şehirdeki büyük sarayın eyvanları yıkılmıştı. |
| MEDAK: | Bir şeyi ezmekte kullanılan yassı taş. |
| MEDAMİ': | Göz yaşları. Gözler. |
| MEDAMİ'-İ HİCRAN: | Hicran gözyaşları. Ayrılık gözyaşları. |
| MEDAR: | Sebeb, vesile. Bir şeyin etrafında döneceği nokta. Bir şeyin devredeceği, üzerinde hareket edeceği yer. Gezegenlerin gezerken hareket noktalarının çizdiği dâire. (Dünya, güneş etrafında seyrederken medar-ı senevîsi bir dâireyi andırır.) |
| MEDAR-ÜL AYN: | Göz çukuru. |
| MEDAR-I FAHR: | İftihara sebeb olan. Övmeğe vesile. |
| MEDAR-I İBRET: | İbret almağa yarıyan. |
| MEDAR-I MAİŞET: | Geçim vasıtası. |
| MEDAR-I SENEVÎ: | Dünya, güneş etrafında seyrederken çizdiği farazi dâire. |
| MEDAR-I TAAYYÜŞ: | Maişet tedarikine sebeb olan, geçim vesilesi. |
| MEDARE: | Kova gibi dikip su çekmekte kullanılan deri. |
| MEDARİC: | (Medrec ve Medrece. C.) Merdivenler. Meslekler, yollar. |
| MEDARİS: | Medreseler. Ders okunan yerler. Talebe-i ulumun ikametgâhları. Din, imân, ahlâk dersi ve fenni ilim okutulan ve aynı zamanda talebenin ikamet ettiği mektebler. |
| MEDAS: | Harman yeri. |
| MEDASE: | Harman yeri. |
| MEDAYİH: | Medhe lâyık işler ve hareketler. |
| MEDAYİH-İ BÂHİRE: | Çok açıktan birisini veya bir şeyi övmek, medhetmek. |
| MEDAYİN: | (Midyân. C.) Dâima borçlanan kimseler. |
| İçerisinde 'MEDA' geçenler | |
| CAMEDAR: | f. Elbiseyi muhafaza eden kimse. * Vestiyer. |
| DEVLET-MEDAR: | Büyüklük merkezi olan (hükümdar) |
| ERMEDA: | Ateş külü. |
| HİKMET-İ SAMEDÂNİYE: | Samed olan Allah'ın hikmeti. |
| MEDACİ': | Yatacak yerler. (Bak: Madcâ') |
| MEDAFİ': | (Medfa. C.) Ask: Toplar. |
| MEDAFİN: | (Medfen. C.) Mezarlar, kabirler. Gömülecek, defnolunulacak yerler. |
| MEDAHEK: | (Bak: Madhek-Mudhike) |
| MEDAHİL: | (Medhal. C.) Girişler. Girilecek yerler. |
| MEDAİH: | Medhetmeler. Övmeler. Medhedişler. |
| MEDAİN: | (Medayin) Şehirler, medineler. Büyük memleketler. * Şimdi harabe olup İslâmiyyetten evvel yaşamış Kisralıların Nuşirevan zamanında kurdukları merkez-i hükümetleri olan büyük şehir. Peygamber Hz. Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm'ın doğduğu gece bu şehirdeki büyük sarayın eyvanları yıkılmıştı. |
| MEDAK: | Bir şeyi ezmekte kullanılan yassı taş. |
| MEDAMİ': | Göz yaşları. * Gözler. |
| MEDAMİ'-İ HİCRAN: | Hicran gözyaşları. Ayrılık gözyaşları. |
| MEDAR: | Sebeb, vesile. * Bir şeyin etrafında döneceği nokta. Bir şeyin devredeceği, üzerinde hareket edeceği yer. * Gezegenlerin gezerken hareket noktalarının çizdiği dâire. (Dünya, güneş etrafında seyrederken medar-ı senevîsi bir dâireyi andırır.) |
| MEDAR-ÜL AYN: | Göz çukuru. |
| MEDAR-I FAHR: | İftihara sebeb olan. Övmeğe vesile. |
| MEDAR-I İBRET: | İbret almağa yarıyan. |
| MEDAR-I MAİŞET: | Geçim vasıtası. |
| MEDAR-I SENEVÎ: | Dünya, güneş etrafında seyrederken çizdiği farazi dâire. |
| MEDAR-I TAAYYÜŞ: | Maişet tedarikine sebeb olan, geçim vesilesi. |
| MEDARE: | Kova gibi dikip su çekmekte kullanılan deri. |
| MEDARİC: | (Medrec ve Medrece. C.) Merdivenler. * Meslekler, yollar. |
| MEDARİS: | Medreseler. Ders okunan yerler. Talebe-i ulumun ikametgâhları. Din, imân, ahlâk dersi ve fenni ilim okutulan ve aynı zamanda talebenin ikamet ettiği mektebler. |
| MEDAS: | Harman yeri. |
| MEDASE: | Harman yeri. |
| MEDAYİH: | Medhe lâyık işler ve hareketler. |
| MEDAYİH-İ BÂHİRE: | Çok açıktan birisini veya bir şeyi övmek, medhetmek. |
| MEDAYİN: | (Midyân. C.) Dâima borçlanan kimseler. |
| MEKTUB-U SAMEDANÎ: | Hiç bir şeye muhtaç olmayan Allah'ın eserleri. Yeryüzü. İnsanlar, ağaçlar, çiçekler, çekirdekler, dağlar, denizler gibi çok hakikatlı mâna ifâde eden Allah'ın mektupları. |
| SAMEDANÎ: | Samed olan Allah (C.C.) ile alâkalı. İlahî. Allah'a mahsus. |
| TA'BİR-İ SAMEDANÎ: | Allah'a mahsus tâbir. Kur'an'da beyan buyurulan en iyi tabir. |
| VESMEDÂR: | f. Dağlanmış, damgalı. * Rastıklı. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| MEDACİ' : | Yatacak yerler. (Bak: Madcâ') |
| MEDE-D-DÜHUR : | Dünyanın sonuna kadar. |
| MEAB : | Dönülecek yer. Sığınılacak yer. Melce'. |