Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| MEDHUŞÂNE: | Ürkmüş gibi. Ürkmüş bir hâlde. |
| MEDHUŞÂNE: | Ürkmüş gibi. Ürkmüş bir hâlde. |
| İçerisinde 'MEDHUŞÂNE' geçenler | |
| İçerisinde 'MEDHUŞÂNE' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| MEDHUŞ : | Dehşete uğramış. Şaşırmış. Korkmuş. |
| MEDHUL : | (Dahl. den) Ayıplanacak kusuru olan. * Dile düşmüş. * Kendisine birşey girmiş olan. |
| MEDH : | Birisinin iyiliğini, iyi vasıflarını söylemek. Övmek. |
| MEDA : | Mesafe, nihâyet. Son. |
| MEAB : | Dönülecek yer. Sığınılacak yer. Melce'. |